“`html
Bir Ken Loach Filmi: Riff-Raff
İşçi sınıfının yoksulluğunu, güvencesizliğini ve hayata tutunma çabasını mizah ile öfke arasında anlatan
sert, yalın ve unutulmaz bir Ken Loach filmi.
Son filmi Looking for Eric ile yeniden gündeme gelen Ken Loach,
NTVMSNBC’ye verdiği bir röportajda şu sözleri söylemişti:
“Hollywood’un empoze ettiklerine karşı tarafımızı belli etmeliyiz. Amerikan ideallerine karşı çıktığım için özür dilemeyeceğim. Hayal kırıklığı değil, öfke hissedin.”
Aynı röportajda kendisine “işçi sınıfının yönetmeni” olarak görülmesi hakkında sorulan soruya ise
“Eğer gerçekten böyleysem, çok gururlanırım. Bu çok hoş bir tanımlama. Eğer insanlar beni böyle görüyorsa, bu harika tabii ki”
diye yanıt veriyordu.
İşte Riff-Raff, Ken Loach’un bu tanımlamayı neden fazlasıyla hak ettiğini gösteren filmlerden biridir.
Türkçeye Ayaktakımı adıyla çevrilen film, 1991 yılında çekilmiş, işçi sınıfının gündelik hayatını
bütün yalınlığıyla perdeye taşımıştır.
güvencesiz işçilerin yaşamını ve neoliberal düzenin yarattığı yoksulluğu Ken Loach’un sert gerçekçiliğiyle anlatır.
Riff-Raff Filminin Künyesi
| Bilgi | Detay |
|---|---|
| Orijinal Adı | Riff-Raff |
| Türkçe Adı | Ayaktakımı |
| Yıl | 1991 |
| Yönetmen | Ken Loach |
| Senaryo | Bill Jesse |
| Ülke | İngiltere |
| Süre | 95 dakika |
Neoliberal Dönemin Karanlık Arka Planı
Riff-Raffın hikâyesi, 1980’li yıllarda Ronald Reagan’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde,
Margaret Thatcher’ın ise İngiltere’de temsil ettiği neoliberal ekonomi politikalarının etkilerinin
sert biçimde hissedildiği bir dönemin ardından geçer.
Bu yıllar, özelleştirme, sendikasızlaştırma, sosyal hakların zayıflatılması,
güvencesiz çalışma ve yoksulluğun derinleşmesiyle anılır.
Reagan ve Thatcher çizgisindeki politikalar yalnızca kendi ülkelerinde değil,
dünyanın birçok bölgesinde emekçi sınıflar üzerinde ağır sonuçlar yaratmıştır.
Ken Loach’un kamerası tam da bu yıkımın içinden konuşur.
Büyük ideolojik cümleler kurmadan, sıradan insanların hayatlarına bakar.
İşsizleri, evsizleri, düşük ücretle çalışanları, sendikasız işçileri ve toplumun kenarına itilmiş insanları merkeze alır.
Filmin Konusu
Cezaevinden yeni çıkan Stevie, hayata yeniden tutunabilmek için Londra’ya gelir.
Kendisine son derece ilkel koşullara sahip bir inşaatta iş bulur.
Çalışma ortamı güvencesizdir, işçiler korunmasızdır, ücretler düşüktür ve insan hayatının pek değeri yoktur.
Stevie’nin başını sokacak bir evi bile yoktur.
Aynı inşaatta çalışan birkaç işçiyle birlikte farelerin dolaştığı terk edilmiş bir mekânı barınak hâline getirirler.
Bu sahneler, filmin yoksulluğu romantikleştirmeden, bütün çıplaklığıyla gösterdiği en güçlü bölümler arasındadır.
Stevie’nin hayatı, bulduğu bir çantayı sahibine götürmesiyle değişir.
Çantanın sahibi Susan adında genç bir kadındır.
Susan, işçilerin ve aylakların takıldığı barlarda şarkı söyleyerek yaşamını sürdürmeye çalışır.
Kısa süre içinde Stevie ile Susan arasında kırılgan bir yakınlaşma başlar.
Ken Loach’un Kamerası
Ken Loach’un kamerası gösterişli değildir.
İzleyiciyi yoksulluğun içine süsleyerek değil, doğrudan yerleştirir.
Stevie’nin çalıştığı inşaat, Susan’ın şarkı söylediği bar, işçilerin kaldığı harabe mekân,
Londra sokakları ve bu sokakların müdavimleri adeta bir belgesel gerçekliğiyle perdeye gelir.
Film kimi zaman güldürür; fakat bu gülüş asla rahatlatıcı değildir.
Çünkü her mizah anının arkasında güvencesizlik, yoksulluk, sınıfsal öfke ve sistemin acımasızlığı hissedilir.
İşçi Sınıfının Sineması
Riff-Raff, Ken Loach’un işçi sınıfına bakışındaki en temel özellikleri taşır:
karakterlerini yukarıdan izlemez, onları acınacak figürlere dönüştürmez,
yoksulluğu dekor olarak kullanmaz.
İşçiler filmde yalnızca mağdur değildir.
Onlar güler, küfreder, dayanışır, hata yapar, sever, öfkelenir ve bazen çaresizlik içinde yanlış kararlar verir.
Yani yaşayan, çelişkili ve gerçek insanlardır.
gündelik hayatın küçük ayrıntılarıyla anlatmasından gelir.
Stevie ve Susan
Stevie ile Susan’ın ilişkisi, filmin duygusal damarını oluşturur.
Ancak bu ilişki klasik romantik film kalıplarına uymaz.
İkisi de kırılgandır, ikisi de hayatta kalmaya çalışmaktadır.
Susan’ın şarkıcılık hayali ile Stevie’nin tutunma çabası,
neoliberal düzenin içinde bireylerin ne kadar savunmasız kaldığını gösterir.
Aşk bile bu dünyada güvenli bir sığınak değildir; çünkü yoksulluk, bağımlılık, işsizlik ve umutsuzluk
en mahrem ilişkilerin içine kadar sızar.
İnşaat Alanı: Sistemin Küçük Bir Modeli
Filmdeki inşaat alanı yalnızca çalışma mekânı değildir.
Aynı zamanda Thatcher dönemi İngiltere’sinin küçük bir modelidir.
Kuralsızlık, iş güvenliği eksikliği, düşük ücret, kayıt dışılık, güvencesizlik ve işçilerin değersizleştirilmesi
bu mekânda somutlaşır.
Ken Loach, işçi ölümlerinin ve kazalarının tesadüf olmadığını,
kâr hırsının ve denetimsizliğin doğal sonucu olduğunu hissettirir.
Riff-Raff Neden Önemli?
Riff-Raff, 1990’ların başında çekilmiş olsa da bugün hâlâ güncelliğini koruyan bir filmdir.
Çünkü güvencesiz çalışma, düşük ücret, barınma krizi, göçmen işçilik ve sosyal hakların aşınması
bugün de dünyanın birçok ülkesinde temel sorunlar arasındadır.
Film, izleyiciye yalnızca geçmişte kalmış bir İngiltere manzarası sunmaz.
Bugünün emek dünyasına da bakmamızı sağlar.
Oyuncular
Filmin başlıca oyuncuları arasında:
- Robert Carlyle,
- Emer McCourt,
- Richard Belgrave,
- Jim R. Coleman,
- Ricky Tomlinson,
- Peter Mullan yer alır.
Oyunculuklar, Ken Loach’un doğal ve belgeselci anlatımına uygun biçimde abartısızdır.
Karakterler kurmaca olmaktan çok, hayattan alınmış insanlar gibi görünür.
Sonuç: Hayal Kırıklığı Değil, Öfke
Ken Loach’un “Hayal kırıklığı değil, öfke hissedin” sözü,
Riff-Raffın ruhunu çok iyi özetler.
Film, yoksulluğu yalnızca acıklı bir kader gibi sunmaz.
Onun politik nedenlerini, sınıfsal köklerini ve sistemle ilişkisini hissettirir.
Bu yüzden Riff-Raff, yalnızca işçiler üzerine yapılmış bir film değil,
işçi sınıfının içinden konuşan bir filmdir.
Ken Loach’un sineması, Hollywood’un parıltılı dünyasına karşı
kirli inşaat alanlarından, soğuk odalardan, yoksul barlardan ve güvencesiz hayatlardan yükselen bir itirazdır.
Riff-Raff da bu itirazın en güçlü örneklerinden biridir.
Sinema Yazıları
Ken Loach, politik sinema, işçi sınıfı filmleri ve dünya sineması üzerine diğer yazıları da inceleyebilirsiniz.
“`






