BİR FİLM: DERSU UZALA
Dersu Uzala ünlü Japon yönetmen Akiri Kurusawa’nın insanlığa hediye ettigi en güzel filmlerden biridir. 1975 yılında çekilen film Sovyet-Japon ortaklığı bir filmdir.
Akdoğan Yayınevi Kapat
Dersu Uzala ünlü Japon yönetmen Akiri Kurusawa’nın insanlığa hediye ettigi en güzel filmlerden biridir. 1975 yılında çekilen film Sovyet-Japon ortaklığı bir filmdir.
BİR FİLM: CHE (PART ONE) İki bölümlük serinin ilki olan Che (part one) Meksika’dan görüntülerle başlıyor. Aralarında Fidel Castro’nun da olduğu sürgündeki Kübalı devrimciler, Küba’da iktidarı nasıl ele geçireceklerinin planlarını yapıyorlar. Düzenli toplantılara Arjantinli genç bir doktor da katılıyor ve kısa sürede kendisini sevdirerek gruba giriyor. O doktorun adı Ernesto Che Guevara’dır. Castro ve arkadaşlarının…
BİR FİLM: DÜNYAYI SARSAN ON GÜN Oliver Reed’in “Dünyayı Sarsan On Gün” isimli, filmle aynı adı taşıyan kitabını okumuştum. Aradan uzun bir zaman geçti. Adında “on gün” demesine bakmayın, Sovyet devrimine kadar geçen yaklaşık çeyrek yüzyıllık bir dönemin özetini veriyor aslında. Elbette son günler daha yoğun anlatılıyor. Çarlık Rusyası’nın halka uyguladığı vahşetten tutun da dünyayı…
BİR FİLM: FULL METAL JACKETT Savaş üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri Full Metal Jacket… Vietnam Savaşını, bu savaşa gönderilen Amerikalı askerlerin birliğe ilk katıldıkları günden, birer ölüm makinesi haline geldikleri güne kadar son derece başarılı bir şekilde anlatıyor. Uzun ya da kıvırcık, favorili ya da sakallı; envai çeşit tipte gencecik çocukların hayatı Amerikan Deniz…
BİR FİLM: BÜKREŞ’İN DOĞUSU Filmin afişinde yere ters düşmüş bir orak çekiç heykeli var. Anti-komünist bir komedi filmi olduğu izlenimini veriyor hemen. Gerçekte de öyle. Şimdiye dek izlediğim hemen tüm anti-komünist filmlerde ağzından salyalar akan anti-komünistlerin sosyalist ülkelerde kullanılan kimi terimleri alaycı bir üslupla aşağıladıklarını gördüm. Elbette özgürlük kavramına ilişkin getirilen türlü türlü varyasyonlarla birleşirdi…
BİR FİLM: CHE (PART TWO) Önce bir Latin Amerika haritası beliriyor ekranda. Latin Amerika’nın Kesik Damarları’nı tek tek gösteriyor ve ille de Bolivya’yı… Komandantenin vurulup öldüğü toprakları. Ardından Kübalı bir yoldaşını Komandantenin Fidel’e ve Küba halkına yazdığı veda mektubunu okurken görüyorsunuz. Devrime ihtiyaç duyan yerler olduğunun ve kendisinin de bir şeyler yapması gerektiğinin altını çiziyor…
BİR FİLM: BENT Bent filmi Nazi Almanyasında en az Yahudiler kadar nefret edilen eşcinsellerin çektiği zulmü anlatıyor. Filmin başlangıç sahnesinde ünlü şarkıcı Mick Jagger’ı görürüz. Eşcinsellerin bir araya geldiği bir partide “Streets of Berlin” isimli muhteşem bir şarkıyı söylerken dinleriz onu. Partide Berlin’in çeşitli kesimlerinden eşcinseller vardır. En fazla göze çarpan ise Max’tır. Onu gören…
THE BOY IN THE STRIPED PYJAMAS / ÇİZGİLİ PİJAMALI ÇOCUK Sekiz yaşındaki Bruno Berlin’de mutlu bir çocukluk geçirirken babasının yeni görevi nedeniyle bütün dünyasının değişeceği bir yere taşınacaktır. Babası Nazi ordusunda güvenilen bir komutandır ve bu güvenin sonucu terfi alarak yeni bir göreve getirilmiştir. İstemeyerek yeni evine taşınan Bruno’nun odasına yerleştikten sonra pencereden ilk gördüğü…
SESSİZ ÖLÜM 19 Aralık 2000 tarihinde adına “Hayata Dönüş” denen bir operasyon düzenlendi. Ardından da anlaşılacağı(!) üzere bu operasyonun amacı ölmek üzere olan birilerini ölümden kurtarmaktı. Sabah saatlerinde, henüz gün dahi ağarmamışken başladı operasyon. Ülkemizin değişik yerlerindeki yirmi cezaeviydi şefkatli kolların uzanacağı hedef. Bu cezaevlerinin hepsinde siyasi tutuklular kalıyordu. Operasyon sonuçlandığında kimi bombayla, kimi kurşunla,…
SONBAHAR Bencilliğin bütün kafaları teslim almaya çalıştığı ve bunu büyük oranda başardığı dünyamızda, birileri çıkıyor inandıkları bir dava uğruna önlerine sunulmuş ya da sunulmamış tüm olanakları ellerinin tersiyle bir kenara itiyor, sonra herhangi bir bencilliğin ancak filmlerde görebileceği acılara katlanarak yaşamlarını feda ediyor. Ama yetmiyor. Bencilliği ikna etmek mümkün değil çünkü. Çünkü ağızlarıyla kuş tutamadan…