Hafız, Hayrettin Filiz – 1. Tablo

Hafız, Hayrettin Filiz – 1. Tablo   TABLO ; KARANLIK   Sahne;   Sırtında “abartılı” bir yükle bir eşek (oyuncu/lar) ve Topuklu Durmuş girer. Fonda yoksul bir köy görüntüsü…   Topuklu Durmuş –   Haydi benim aslan eşeğim. Aha da evimize ulaştık. Haydi kalk daşşağını yediğim. Elini ayağını öpüyüm, kalk. Evimize varınca buğday samanı yedirecem sana.…

TEL CAMBAZININ TEL ÜSTÜNDEKİ SESLENİŞİ

TEL CAMBAZININ TEL ÜSTÜNDEKİ SESLENİŞİ  Canan Gürtunca Sanlı Bir şairin şiir anlayışı ve şiiri hakkında değerlendirme yapılacaksa kuşkusuz şairin kendisiyle ilgili kaynaklara başvurmanın gerektiği kaçınılmazdır. Turgut Uyar, şair kimliğinin yanı sıra son derece üretken eleştirmen kimliği ile edebiyatın dolaşım alanında yer almaktadır. 1950’den başlayarak 1980’li yıllara kadar çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar kaleme alan Turgut…

Lirik Bir Duygu Durum Şiiri: Tel Cambazının Tel Üstündeki Durumunu Anlatır Şiirdir

Turgut Uyar, Dünyanın En Güzel Arabistanı’nda bir şiirde daha tel cambazından söz eder, elbette yine sadece başlıkta geçirerek: “Tel Cambazının Kendi Başına Söylediği Şiirdir” (D.E. G. A.: s.11). Büyük Saat’te ise Dünyanın En Güzel Arabistanı’nda yer almamış “Tel Cambazının Rüzgârsız Aşklara Vardığını Anlatır Şiirdir” (B. S.: 117) adında bir başka şiirle karşılaşırız. Ki her üç şiirde de şair kendisini tel cambazı ile özdeşleştirmiştir. Aşktan, kendisini ötekilerin arasında yapayalnız ve savunmasız hissetmekten, şiire olan tutkusundan yorgun düşmüş bir durumda. İnsanlar bazen karınca sürülerine eş bir yeme ve parçalama içgüdüsü ile hareket ederler. Ölü buldukları, ölü sandıkları kimselere karşı.

“DENGESİ BOZULMAYACAK ADAM”

“DENGESİ BOZULMAYACAK ADAM”   “Her okur şiirden bir şeyler umar, aradığını bulur da, çünkü aradığı şey zaten kendi içindedir”[1]   İşin doğrusu bu yazıya başlamadan önce Turgut Uyar’ın sadece şiir tadı alarak okuduğum ve hayran kaldığım hatta şu saniye bile çok beğendiğim “Tel Cambazının Tel Üstündeki Durumunu Anlatır Şiirdir”i birazdan yazacaklarım kadar eleştireceğim aklımın ucuna…

Kadın / Rıza Aslan

Kadın / Rıza Aslan Kitaptan bir bölüm (…) Ya düşünürler ne diyor:   Aristo, Erkek için kadın, efendi için köle gibidir.   Sokrat, Ateş taşıyan bir kadın görmüş ve onun için şöyle demişti:   “Ateş, ateşi taşıyor. Taşıyan taşınandan daha kötüdür.”   “Kadın musibetlerin kaynağı, hataların aslı, cehennemin kapısıdır.”   Eflatun,   “Şu kadınlar önceleri…

Duru Öyküler – Minik Serçe

Duru Öyküler – Minik Serçe Yazar: Hatice Topçu Minik Serçe, vaktinden önce uçmaya çalışan bir yavrudur.  Sabırsızlığı onu tehlikeli bir yolculuğa sürükler. Çıktığı yolculukta çocuk Duru ile yolları kesişir. Duru ile Minik Serçe farklılıklarıyla bir arada yaşamayı öğrenirler. Birbirine sevgiyle bağlanırlar ama dünyaları ayrıdır. Yazarımız Hatice Topçu, “Duru Öyküler” dizisinin bu ilk öyküsü “Minik Serçe”…

Yasaklara Değil, Kitaplara İhtiyacımız Var!

Yasaklara Değil, Kitaplara İhtiyacımız Var! Ülkemizde her geçen gün daha çok kitap okurlardan koparılıyor, saklanıyor, erişilmez kılınıyor. Kitapların içerikleri nedeniyle yayınevlerine, yazarlara, çevirmenlere, matbaalara soruşturma ve davalar açılıyor. Kitap toplatma, yasaklama ya da poşete sokma kararları hızla artıyor.   Oysa kitaplar da, onlara emek verenler de önemlidir. Kitap, insanlığın kültür mirasının, nesiller arası ve toplumlar…

Tatlı Suyun Acısı

Tatlı Suyun Acısı / Yasemin Kaya

Tatlı Suyun Acısı / Yasemin Kaya Binlerce yıllık bir sırlar bütünü Anadolu. Dinmeyen bir kaynak… Kim bilir kaç sanatçıyı besledi. Kaç kalemin mürekkebi doldu ondan. Nice ak kâğıdı suladı olanca bereketiyle. Güzel günlere olan inancı pekiştirircesine… Yasemin Kaya da bu kaynaktan nasibini alanlardan hem de kana kana. Sivas’tan yola çıkıyor Kaya’nın öyküleri Anadolu mayasından alarak…

Kulenin Fısıltısını İşitmek

Kulenin Fısıltısını İşitmek   Kule deyip geçmeyin sakın. Her kulenin bize söyleyecekleri var. Her kulenin gizemi, her kulenin sakladıkları, her kulenin kendine has bir fısıltısı var. İnan, Kız Kulesi’nin fısıltısını ilk defa bir İstanbul fotoğrafında işitti. Masmavi bir göğün altında, sırma renkli sularda akşam oluyordu. Annesine sordu, “Burası neresi?” “Üsküdar Kız Kulesi.” dedi annesi. Gözlerini…

Adı Gitmek Olsun – 2

HAYRET! “Her şey kendini tekrar eder!” Zil çalıyor, galiba dördüncü dersin bitiş zili. Öğretmenler odasına gidip oturdu. Cam tarafına yakın bir yere. Bir anda içinin tuhaf bir şekilde bunaldığını ve durgunlaştığını hissetti. Bu kısa bir an ders biter bitmez eve gitti. Evin yakınına geldiğinde yine bir durgunluk sardı içini. Onu bekleyen alt komşuyu gördü. Selma:…