“`html
SICKO: Michael Moore’dan Amerikan Sağlık Sistemine Sert Bir Bakış
Özel sağlık sigortalarının, ilaç şirketlerinin ve kâr odaklı sağlık düzeninin insan hayatı üzerindeki
yıkıcı etkilerini anlatan çarpıcı bir belgesel.
Sicko, muhalif belgeselci Michael Moore’un Amerikan sağlık sistemini hedef aldığı
en etkili filmlerinden biridir. Moore, bu belgeselde özel sağlık sigortası şirketlerinin halkı nasıl çaresiz bıraktığını,
hastalığın bile kâr hesabına dönüştüğü bir düzende insan hayatının nasıl ikinci plana atıldığını anlatır.
Film boyunca gerçek insanlarla yapılan röportajlar yer alır. Bunlar kurmaca karakterler değildir;
sağlık sisteminin sert yüzüyle karşılaşmış, sigorta şirketlerinin kararları yüzünden ağır bedeller ödemiş insanlardır.
dönüşmesini ve sıradan insanların bu sistem karşısında nasıl savunmasız bırakıldığını anlatır.
Sağlık mı, Kâr mı?
Belgeselin temel sorusu çok açıktır:
Bir toplumda sağlık hizmeti temel bir insan hakkı mıdır, yoksa parası olanın erişebileceği bir ayrıcalık mı?
Michael Moore, Amerika’daki özel sağlık sigortası düzenini ele alırken yalnızca sigortasız insanları değil,
sigortası olduğu hâlde tedaviye erişemeyenleri de anlatır. Çünkü filmde görülen en çarpıcı gerçeklerden biri,
sigortalı olmanın bile güvence anlamına gelmemesidir.
Belgeselde Anlatılan Gerçek Hikâyeler
Filmde izleyiciyi sarsan birçok örnek vardır.
79 yaşındaki bir adam, emekliliğinin tadını çıkarması gerekirken ağır bir işte çalışmak zorundadır.
Çünkü tedavisi için gerekli ilaçları ancak çalıştığı sürece ücretsiz alabilmektedir.
Bir başka kişi, basit bir ağrı kesici için 213 dolar istendiğini anlatır.
İki parmağı kopan bir adama ise akıl almaz bir seçenek sunulur:
Orta parmağını kurtarmak isterse 60 bin dolar, diğer parmağını kurtarmak isterse 12 bin dolar ödemesi gerekmektedir.
Bu sahneler, sağlık sisteminin nasıl insani değil ekonomik tercihler üzerine kurulduğunu bütün çıplaklığıyla gösterir.
Sigorta Şirketlerinin Ret Politikası
Sicko’nun en sarsıcı bölümlerinden biri, sigorta şirketlerinin ödeme yapmamak için nasıl gerekçeler ürettiğini gösterdiği kısımlardır.
27 yaşında kanser olduğunu öğrenen genç bir kadına, çok genç olduğu için bu yaşta kansere yakalanmasının “olağan dışı” olduğu söylenir
ve ödeme yapılmaz. Bir başkasına çok şişman olduğu için, bir diğerine çok zayıf olduğu için ödeme reddedilir.
Sigorta şirketinde çalışan bir görevlinin, kabul edilmeyen hastalıkların listesini soranlara bulunduğu salonu göstererek
“Burada bir tur atar” demesi, sistemin acımasızlığını özetleyen unutulmaz anlardan biridir.
Ödeme Yapmamak İçin Kurulan Sistem
Belgesel, sigorta şirketlerinin yüksek maaşlarla çalıştırdığı bazı personelin temel amacının tedavi masraflarını ödememek için
gerekçe bulmak olduğunu gösterir.
Bu gerekçeyi bulan doktorlar, uzmanlar veya görevliler ödüllendirilmektedir.
Filmde bir zamanlar böyle bir sistemin içinde çalışan bir doktorun itirafları yer alır.
Doktor, şirketini yüz binlerce dolarlık bir ödemeden kurtardığını, bu yüzden ödüllendirildiğini;
ancak talebi reddedilen hastanın yaşamını yitirdiğini anlatır.
doğrudan insan hikâyeleriyle anlatmasıdır.
Kanada, Avrupa ve “Sosyal Tıp” Tartışması
Michael Moore, Amerikan sistemini başka ülkelerle karşılaştırırken Kanada, İngiltere, Fransa ve Küba gibi örnekleri de gündeme getirir.
Amerika’da yüksek ücretler istenen tedavilerin başka ülkelerde ücretsiz ya da çok düşük maliyetle yapılabildiğini gösterir.
Tendonu kopan bir kişiden Amerika’da 24 bin dolar istenirken, aynı kişi Kanada’da tedavisini ücretsiz yaptırabilmektedir.
Buna karşın ulusal sağlık sistemi uygulayan ülkelerin Amerika’daki kimi çevrelerce “sosyalist” ya da “komünist” diye damgalanması,
belgeselin eleştirdiği ideolojik çarpıtmalardan biridir.
Nixon Döneminden Günümüze
Moore, Amerikan sağlık sisteminin bugünkü hâline nasıl geldiğini araştırırken izleyiciyi Nixon dönemine kadar götürür.
Belgeselde, özel sigorta şirketlerinin zamanla nasıl büyüdüğü, siyaset üzerindeki etkilerinin nasıl arttığı ve sağlık alanının
nasıl büyük bir kâr sektörüne dönüştüğü anlatılır.
Hillary Clinton’ın bir dönem sağlık sistemi konusunda cesur bir çıkış yaptığı; ancak zamanla bu sesin de zayıfladığı vurgulanır.
Moore’a göre büyük sigorta şirketleri yalnızca hastaları değil, siyaset kurumunu da etkileyen bir güce dönüşmüştür.
Küba Bölümü
Belgeselin en çarpıcı bölümlerinden biri Küba’da geçer.
Amerika Birleşik Devletleri’nde binlerce dolara mal olan bazı tedavilerin,
Küba’da çok daha erişilebilir biçimde sunulduğu gösterilir.
Moore burada sert bir karşıtlık kurar:
Dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri olan Amerika’da insanlar tedaviye ulaşamazken,
ekonomik ambargo altında yaşayan Küba’da sağlık hizmetlerinin temel bir hak olarak sunulduğunu anlatır.
Sicko Neden Önemli?
Sicko yalnızca Amerikan sağlık sistemini eleştiren bir belgesel değildir.
Aynı zamanda şu evrensel soruları da gündeme getirir:
- Sağlık hizmeti bir insan hakkı mıdır?
- Hastalık kâr kapısına dönüştürülebilir mi?
- Sigorta şirketleri insan hayatı üzerinde bu kadar belirleyici olmalı mı?
- Devlet yurttaşının sağlık hakkını korumakla yükümlü müdür?
- Parası olmayanın yaşama hakkı nasıl güvence altına alınacaktır?
Michael Moore’un Anlatım Tarzı
Michael Moore’un belgesel dili sert, ironik ve doğrudandır.
Kimi zaman alaycı, kimi zaman öfkeli, kimi zaman da derin biçimde duygusaldır.
Sicko’da da bu üslup açıkça görülür.
Moore, izleyiciyi yalnızca bilgilendirmekle yetinmez; onu rahatsız etmeye, öfkelendirmeye ve düşünmeye zorlar.
Bu nedenle Sicko, tarafsız bir sağlık sistemi raporu değil; açık politik tavrı olan güçlü bir belgeseldir.
Sonuç: Hastalığın Bile Piyasaya Teslim Edildiği Bir Dünya
Sicko, izleyiciyi basit ama sarsıcı bir gerçekle karşı karşıya bırakır:
Eğer sağlık sistemi kâr mantığıyla kurulursa, hasta insan önce müşteri, sonra insan olarak görülür.
Belgeselde anlatılan hikâyeler, yalnızca Amerika’daki bir sistemin sorunlarını değil,
sağlık hakkının bütün dünyada nasıl savunulması gerektiğini de düşündürür.
Michael Moore’un Sicko’su, aradan yıllar geçse de güncelliğini koruyan bir belgeseldir.
Çünkü hastalık, ilaç, sigorta, hastane ve insan hayatı arasındaki ilişki,
bugün hâlâ dünyanın en yakıcı tartışmalarından biridir.
Sinema ve Belgesel Yazıları
Politik belgeseller, dünya sineması, sağlık sistemi eleştirileri ve kültürel yazılar için diğer içeriklerimizi de inceleyebilirsiniz.
“`






