[ad id=’11694′]

TUTKUM BENİM, BELİZİM

TUTKUM BENİM, BELİZİM     Kimi bir serüvenin peşinden burda Bir kocaman sunulmuş armağanı tüketir Kimi bir gafletin dönülmez keşkesiyle Sabrından akan suyu çelikleşmeye verir      Keşkem benim; armağanım, serüvenim Belizim   Açtı aç gagasını cılız bir umut Doldurdun tıka basa çığ gibi özleminle Her adımda minicik gözler parke taşında      Şimdi bütün voltalar uzuyor…

YANLIŞLARA SON

YANLIŞLARA SON     Barışçıl bir insan diye tanır herkes beni Ama dünkü mahkeme çıkışında Hayatımda ikinci kez silah kullandım (Çavuş Talimgah Taburu’ndaydı ilki)   Harcanmış duyguların intikamını almak için Gez göz arpacıktan nişanladım yanlışlarımı Çoğunu ilk atışta vurdum Ne de kolay hedeflermiş meğerse Bir kısmı hala can çekişmede   Bir kısmı şimdilik paçayı kurtardı…

BİR STATİK PROBLEMİ

BİR STATİK PROBLEMİ   Bir statik problemiydi o ilişki Çakılıp kalmıştı tanıştığımız güne Ankastre uçlardaki  toplam moment misali Bir tek adım götürmedi  ileri   Yayılı yük gibi hırpaladı iletişimsizlik Terk ediliş en büyük kaydırma kuvveti İhmale gelmez imiş yorgunluk katsayısı Problem baştan sona fazla bilinmezliymiş   geleceği kurtarmaya hiçbir kesit  yetmedi Hiçbir çap o kadar…

SEVGİNİN OLDUĞU YERDE

  SEVGİNİN OLDUĞU YERDE     Bir kadeh kırmızı şaraptı cesaret Yıllanmış duyguların tadı utangaç dillere geldi Keman sesleriyle çoğaldı muhabbet Boş tabaklar âşık bir dansı izledi   Gecenin epeyce ilerleyen saatlerinde Uykuyu konuşan bir taksi şoförünü aldılar mecburen Sıcak bir evin önünde basılacak Yumuşak bir frene kadar beraber gideceklerdi   Açlık, yoksulluk ve savaş…

ÜTOPYA

  ÜTOPYA     Bir parça bulutu yastık yapmak düşlere Uyumak gökyüzünde bir yıldızın altında Uzay familyasından bir demet ak menekşe Gecenin şuh renginden sıyrılıp taşan sevgi   İyi çitlerle ayrılmış kötüler uzaklarda Tek işi bekçilerin kayan aşkı kollamak İlk yakın silah ulaşılmaz bir koyda Rüyada savaş görmek suçların en büyüğü   Sabah olduğunda yeniden…

YENİ BİR GÜNE UYANMAK

YENİ BİR GÜNE UYANMAK     Yeni bir güne uyanmak istersen Yeni bir yaşama başlaman gerekir önce   Vicdanının bütün kuytularında Bağımsız mahkemeler kurmayı başaramadıysan Yüreğinin en sapa girişlerinde Dostların alışveriş yapamıyorsa Ve yaşamını biçimlendirecek Anlamlı bir hedefin yoksa Yüzünde kolay kolay açmaz tomurcuk   Yılma! Çalışmaya bak! Yeni bir güne uyanmak atla deve değildir…

YARIM UÇAR SERÇELER

YARIM UÇAR SERÇELER     En uzak iklimlerden getirdiğin güneşi Hiç fikrimi sormadan göklerime serpersen Derin yaz günlerinde yalnız kalır geceler Sevinemem o ateşin sıcaklığına   Renksiz uzaylara düşen yağmur tanelerini Bahçemdeki yemyeşil yapraklara dökersen Islak çimenlerde susuz ölür çiçeğim Zehirlenen toprağı görmek bile istemem   Dişimle tırnağımla yarattığım umudu İki kere aynı yerden bölersen…

KOŞU

KOŞU Hızlı adımlarını bekliyor deniz Durma! Koş! Şimdi tam zamanıdır sularla buluşmanın Rüzgâr kanatlarının altında Güneş tam önünü aydınlatacak Gökyüzü senin için açılacak bugün   Koşarken ardından kuru-sıkı yağacak Dudağında aldırmaz bir tebessüm olsun Sahile dek bastığın her mayının ardından Sabırsız bir mavi çiçek tohumu patlayacak   Peşinden havlayacak nafile hatıralar Yüreğinde buruk bir tat kuşkusuz İkircime benzemeyen bir düşünme molası Adımların daha bir hızlanacaklar   Birileri rüzgârına çelme…