[ad id=’11694′]

HAZİNE

HAZİNE     Demirin taşa vurduğu yerde yeşermeliydi filiz Sürekli ışık, topraktan gelecekti Güneşin uğramadığı siyah ıssızlıklarda İki küçük kıvılcım içindi bütün çarpışma   Ters akmasın diye nehir defalarca indi kol Eğilirken kürek sesler kesilmemişti Büyük bir çukur gerekiyordu Hazine çok daha derinlerdeydi   Taştan bozma toprak birikirken başında Tavizsiz büyüyordu mavi gökyüzü İlk su…

YİTİK KELİME

  YİTİK KELİME     Kalemin kâğıda değerken çıkardığı sesi Senden başkası duymaz Heceleri doğru dizmişsen eğer Son noktayı koyduğunda başlar fırtına   Saklambaç oynuyorsa bir şakacı kelime Yıldızların gürültüsünden uyuyamaz dizeler Düşler kaçar bir boşluğun önünden Kaybolmuş bir cenneti görene dek gülmezler   Bozkırı tutuşturan bir kıvılcım misali  Yitik kelime bulununca yükselir Sevgiliye kavuşmuş…

DÜŞLERİNE İYİ ÇALIŞ

DÜŞLERİNE İYİ ÇALIŞ Mektubun uzak geldiği zaman Yakın bir düş hazırla kendine! Son savaştan kalma yenilgileri koy Son anlaşmayı kaydet içine! Yorulursa yollar kavuşma mevsiminde Bir daha dene, iki defa düşle! Fırtınanın önünden kaçır tedirgin günlerini İlk sakin koyda demirle! En güzel giyitin olsun üzerinde En sıcak gülüşlerini eksik etme düşünden Zaafları kahkaha atan güçsüzler gibi,…

BİR GELECEK YAKLAŞIYOR

BİR GELECEK YAKLAŞIYOR     Bulaşıcı bir hüzün sarmışsa dört bir koldan İzin verme, kalp boyunu aşmasın hiçbir hastalık Bir karanlık didinirse boğmak için güneşi                                                gözlerindeki Bütün ışıkları yak parmağının yettiği     Çok mu ırak geliyor bir mevsimlik ayrılık Tükettiğin zamana say sevgisiz geçen Bu kadar zor mu beklemek diyorsan                                                    umarsız…

ÖMÜR TÖRPÜSÜ

  ÖMÜR TÖRPÜSÜ Üzerinde tek ayakla durup da Sil baştan bir dünya mı kuracaktın o bozuk iskelede İşte bak çatırdıyor kaçınılmaz yazgı Hangi kubbe mümkündür temel sağlam değilse   Mış gibi dengesiz bir proje Ömür törpüsü demektir her dilde Elini uzattığın kirişler çürük Bükülür bastığın kolon çaresiz   Ve hamurunun içinde olmazsa Ekmeği zehir eder…

YALNIZKEN

YALNIZKEN     Bir bando takımının çıkardığı sesten Çok daha fazladır yalnızken duyduğun sesler Bir açık oturumdaki envai çeşit görüşten Çok daha aykırıdır yalnızken aklına gelenler…   Hem çok daha objektif, Hem çok daha subjektiftirler. Hiçbir anketin asla bulamayacağı soruları Hiçbir yargıcın asla göremeyeceği gerçekleri Sadece yapayalnız kalmışken bulabilirsin   Hiçbir cellâdın işkencesi işkence sayılmaz…

ESKİLER, ESKİCİLER

ESKİLER, ESKİCİLER   Artık beğenilmeyen pantolonlar, kazaklar, gömlekler Sadece kullanılmış elbise mi alır eskiciler? Mantolar, ceketler, kravatlar Peki ya tiril tiril alışkanlıklar Demode saflıklar Kazık yemiş deneyimler Defolu arkadaşlıklar Ya cepleri sökük acılara ne derler?   Ne derlerse desinler Geçmişe nankörlük edilmez bizim ellerde Köhnemiş demeye varmaz bizim diller Eskimiş, paspal, farketmez Pek çoğunu sokağa…

MUTLULUK

  MUTLULUK     Hiç uyanmak istemediğin bir güne Başlamanı emrediyorsa çalar saatin Mutluluk Bir serçe korosunun günaydın konseridir damlarda   Güneş bunaltırken kelebekleri ağustos sıcağında Dalları yere sarkmış bir söğüdün gölgesine uzanmak Başının üzerinde çoğalırken gam bulutları Bir minicik mavi boşluğun zaferini ummaktır   Yolunu şaşırmışsan adressiz patikalarda Yıldızların karşılıksız yardımıdır gece yarısı Kapamışsa…

IRAKLI ANA

IRAKLI ANA Gazetede resmini gördüm dün Bir çamurlu yolun kenarındaydın Gökyüzünde kara gölgeler vardı Leş yiyenler evini kundaklıyordu Giysindeki sökükten Yırtık sandaletinden Dua için kaldırdığın nasırlı ellerinden tanıdım seni Evet Tanıdım seni İlaçsız küçük kızın öldüğünde Yüzündeki derinleşen çizgilerden tanıdım seni Mutlu resimlerini de görmüştüm evvel Mezopotamya ovasında  Babil’in asma bahçelerinde Tigris’in mürekkepsiz ve kansız…

GÖNÜLSÜZ İŞ

  GÖNÜLSÜZ İŞ     Gönülsüz yapılan iş Şikeci takımın top çevirmesine benzer Kaleye en uzak yerlerde geçer doksan dakika Çimenler bir an önce “ bitsin bu işkence “ der   Gönülsüz yapılan iş Doping almış bir haltercinin yüreği denli ağır Rüşvet yemiş bir memurun vicdanı kadar rahattır   Meyve vermeyen bir ağacın sulanmasına benzer.…