[ad id=’11694′]

GÖNÜLSÜZ İŞ

  GÖNÜLSÜZ İŞ     Gönülsüz yapılan iş Şikeci takımın top çevirmesine benzer Kaleye en uzak yerlerde geçer doksan dakika Çimenler bir an önce “ bitsin bu işkence “ der   Gönülsüz yapılan iş Doping almış bir haltercinin yüreği denli ağır Rüşvet yemiş bir memurun vicdanı kadar rahattır   Meyve vermeyen bir ağacın sulanmasına benzer.…

GUGUK KUŞU VE ÖTLEĞEN

GUGUK KUŞU VE ÖTLEĞEN Bir guguk kuşunun en karakteristik özelliği yumurtasını başka bir kuşun yuvasına bırakmasıdır… Onca şirin görünüşüne rağmen guguk kuşunun bu hareketinin arkasında sadece basit bir sorumsuzluk tavrı yatmaz. Guguk kuşu sorumsuz olduğu kadar asalaktır aynı zamanda. Yavrusu bir başka annenin -örneğin bir minicik ötleğenin- kanatları altında kabuğunu kıracağı günü beklerken, çekilen zahmet…

IRAK GERÇEĞİ

IRAK GERÇEĞİ Sanal bir demokrasinin tekelci tarlalarından Kan yakıtlı bir uçak filosu havalandı önce Karanlık göklerden ve küresel zamanlardan geçerek Güneşin ve uygarlığın doğduğu yöne evrildi Bir kimyasal yalanın arkasından sırıtan bombalar  Hiroşima’yı hiç yıkmamış gibi patladı damlarda Parmak dokunuşlarından sakınılan bir tarihin üstünde Abraham tankları ilerledi pervasız Uygulamalı işkence mühendisliği diploması İki yıl dolmadan…

KÖPRÜ UTANDI

KÖPRÜ UTANDI     Karşı kıyıya götüren bir köprüye çıkıyordu bütün yollar Ortasına varana dek dikenli çalılardan geçti İçgüdüleriyle sanki felaketi sezmişti balıklar En cesurları bile kapattı gözlerini   Bulutlar daha hızlı dönüyordu vapurun pervanesinden Yağmur sadece yüzüne çarpıyordu Ağzını açmış bir canavar gibi çağırıyordu dalgalar İki omzundan iten bir hain eldi rüzgâr   Bir…

PASTIRMA YAZI

PASTIRMA YAZI   Yavaşlayan tekerlek seslerinin  ardından açılmış pencerelerden Meraklı başlar uzanıyordu Kımıltısız dudaklarında bir mutsuz eğrilikti gülüşü yerde yatanın Yüzünün bütün kıvrımlarından hüzün okunuyordu   Güneş ışınlarıyla, gecikmiş soğukların son düellosunda Zorlama sıcakların yengiyle ayrıldığı bir gündü Faili meçhul bir saldırı diye geçti polis kayıtlarına Boylu boyunca yığılıp kalmıştı kaldırım taşlarına   Sürekli artan…

İLLE DE UMUT

İLLE DE UMUT     Bir kışlık erzakla koşturan karıncanın Çölü aşmak için attığı her adımda Kısırdöngü gölge gibi bırakmazken peşini Yavrusu yitmiş kuşun nafile turlarında   Pusulasız demir almış bir korsan gemisinde Yurdundan koparılmış cariyenin gözünde Bilinmeyen güneşli iklimlere gecikmiş Bir kırlangıç telaşında ekim ayı geçerken   İlk yağmurda sönecek bir kor zerreciği belki…

SAKIN UNUTMA!

SAKIN UNUTMA!   Bir düşsel serüvenin şansa kalmış molalarında İstemediğin bütün çarpık yüzleri gördün Ağzın bir karış açık öyküleri dinlerken Her çimdiğin yeniden anımsattı gerçeği   Boğazına oturan bir yumruk kadar iri Yüreğine saplanan dost kabzalı bir hançer Etekleri zil çalan düşman sürüsü müydü? Şimdi kimlere kaldı bıraktığın memleket   Hangi yollardan geçtin ol milattan…

SEVMEK NEDİR İNSANI?

SEVMEK  NEDİR İNSANI? Sevmek,  Ne dört kitapta buyrulmuş kutsal bir görevdir sadece Ne özel bir yetenektir ilk doğan hücrelerde Sanat değildir sevmek insanı Zor bir soru değildir Yaşamaktır  yüreklerce Soluk alıp vermektir Bazen bir ekmek parçasını kaldırmaktır yukarı Bazen karşı koymaktır haksızlıklara Yerdeki minicik bir karıncadan başlamak Ezmemek için düşmeyi göze almaktır Bir maratondur sevmek…

UNUTULMUŞ UÇURUM

UNUTULMUŞ UÇURUM Sürgit genişleyen bir aralık Doymak bilmez bir canavarın ağzı Kırılmadan hemen önce derinleşen çatlak faydaki enerji gibi Hangi toplumsal dolguyla kapanacak bu uçurum? Aynı topraklar üzerinde erişilmiş Aynı abeceyle kurulmuş erişilmez sözcükler Aynı saltık geçmişe içkin ve aynı zaman diliminde Birbirlerinden ekinler kadar uzak Geleceğe bakışlar kadar ayrık soluk alıp vermeler Kıyılarından birinin…