Hatice Eğilmez Kaya

[ad id=’11694′]

Sincap Aklı

Sincap Aklı Birkaç gün önce genç bir sincapla tanıştım. Kuyruğu bedeninin en az iki misli büyüklükte olan, iri siyah gözlü bir sincaptı. Kendisini yeşil erik çekirdeği zannediyordu. Aslında benim için onun ne veyahut kim olduğu o kadar da önemli değildi. Yine de gerçeği söylemek istedim. “Sen bir sincapsın, yeşil erik çekirdeği değilsin!” dedim. “Öyleyse ne…

Kum Tanesi ve Damla

Kum Tanesi ve Damla Hani şu bizim Rüzgârlı Orman’a komşu bir sahilden söz etmiştim. Hatta orada ıhlamur ağacı ve arkadaşı gölgeyle beraber gecenin muhteşem müziğini dinlemiştik. İşte o sahilin de bütün sahiller gibi hesap edilemeyecek sayıda kum tanesi vardı. Ve bunlardan hiçbiri diğerlerinden asla ayırt edilemezdi.  Bir su damlasının onlardan birini çok ama çok sevmesi…

Mia’ya Mektup

Mia’ya Mektup   Sevgili Mia, o güneş gözlerinle ne güzel bakıyorsun etrafına! Oysa… Masmavi rengine, mevsimler boyu gülümseyen neşesine aldanmamak lazım. Dünya esasen öyle allım güllüm bir yer değil. Ve biz hem kendimizi hem de başkalarını bu tuhaf gezegenin gayet hoş bir mekân olduğuna dair uydurduğumuz ortak mitimize inandırma çabasındayız. Evet;  mitler, masallar, efsaneler uydurmayı…

Ay Şehri Masalları

Ay Şehri Masalları Eski zamanlarda, yok yok belki de şimdiki zamanda kurulmuş bir Ay Şehri vardı. İşte bu şehirde bir masalcı, yumuşacık çimenlerin üzerinde oturup gizemli hikâyeler anlattı. Ay Şehri Masalları oldu onun dilinden dökülen sözler. Durgun sularda yüzen peri kızları eteklerini kuruttular sakince, yıldızlar tek tek göz kırptılar Ay Şehri Masallarını dinlerken. Yakamoz daha…

Ihlamur Ağacı ve Gölge

Ihlamur Ağacı ve Gölge Rüzgârlı Orman’ın güney batısında köpük köpük dalgaları olan upuzun bir sahil vardı. Hatta bazı ağaçlar üç dört adım atsalar serin sularla buluşabilecek kadar denize yakındılar. Bu ağaçların hemen hemen hepsi ne gökyüzü ile ne de rengini gökyüzünden alan denizle alakadar olurlardı. Yapraktı, daldı, çiçekti, kozalaktı derken akşam ederler; gece olunca da…

Savunma mı Saldırı mı

Savunma mı Saldırı mı   Satrançta pek iyi olmasam da kurallarını bilir, zaman zaman düşe kalka oynarım. Satrancın akıl ve taktik oyunu olduğu hepimizin malumu. Bazen uzun uzun, bazen de seri düşünmeyi gerektirir. Felsefi ağırlığı vardır üstelik. Dünya hayatının karmaşık manevralarını anımsatır bana. Kısa süre önce eski,kırmızı bir halıyı başkahraman seçmiş ve onun öyküsünü yazmıştım.…

Duvar Saatindeki Guguk Kuşu

Duvar saatindeki kuş bir çırpıda dışarı çıktı yuvasından,  ürkek fakat merakla baktı dünyaya. Tam yedi kere “guguk” dedi. Demek saat sabahın yedisiydi. Rüzgârlı Orman’daki tek kulübenin sahibi, yaşlı ormancı çoktan uyanmış, rutin işlerine başlamıştı. Saate baktı yaşlı adam, guguk kuşuyla göz göze geldi. “Günaydın!” dedi ona. Tombul bedenli, hafifçe uzun kanatları olan guguk, bu selamı…

Sözden Vazgeçmeyenler

Sözden Vazgeçmeyenler Kimileri var ki, kafiyeden vazgeçer sözden vazgeçmez! Bu yıl Bornova Halk Eğitim’de yabancılara Türkçe öğretiyorum. Sınıfım A1 sertifikalarını eksiksiz hak etti. A2’ye pazartesi akşamı başladık. İlk konumuz emir cümleleri. İranlı bir öğrencim örnek olarak “Bilin ki Tanrı sevgidir.” cümlesini kurdu.”Evet,” dedim. “Tüm dinlerde Tanrı kavramı ışığı çağrıştırır, karanlığı değil. Sevgi ışık, nefret ise…

Naim Filmine Dair

Naim Filmine Dair İnsan evrenin en karmaşık bilmecelerinden biri olsa gerek. Dışarıdan bakıldığında tanımlayamayacağımız ve sınırlandıramadığımız devasa bir kozmozun içinde ufacık bir toz zerreciği kadar küçüğüz her birimiz. Fakat içimizde evrenin kendisi saklı. “Naim” filmini izlediğimde işte en çok bu düşünceye kapıldım. Hani ona Cep Herkül’ü derlerdi ya. Ve o küçücük cüssesi ile inanılamayacak ağırlıkları…

gölgem yürürdü

gölgem yürürdü ayların içinde, en hızlı at koşturan, dağ güvercini dedi ki bence haziran… bir ikindi düşümde gördüm araf’ı. uçsuz bucaksız çöl, dibinde kendimi beklediğim kuyu. elleri yarım ve parmakları sahibine kırılmış bir adam, ağlardı sarışın gölgeler temennaya durduğunda! dağlarda yankılanırdı sesim bir şosede, gölgem yürürdü boylu boyunca. ağlar ve gülerdim çok eskiden, akşam üzerleri…