Hatice Eğilmez Kaya

[ad id=’11694′]

sanki güvercin

sanki güvercin suda bir şato, uyurdu. ve akşam üzerleri, bu şatonun kapısında, uzun esmer parmaklı bir ressamın gölgesini izlerdi peri kızları. mavi işte o zaman masmaviydi. gümüşten bulutlar, haşmetli pencereler! ta ki lacivert bir gece ansızın gölün üzerine çökene dek…   gece, baştan ayağa zümrüdi. gece parlak, gece hançer. kabzasında ejderhalar… ejderhaların kanatlarında; çivilenmiş bilekleriyle,…

İnceciktir Kırılmak

İnceciktir Kırılmak ‘sarışın bir gölgedir keder’ şairin yüreğinden şiire iner… dağılır perde perde karanlıklar ufuk kızıla çalar… lal sözler dökülür şairin dilinden… kimi yediverendir, her mevsim sürgün verir… kimi sırlı bir tebessümde erir… Şairler duyuş ve düşünüşüyle yaşadığı dönemin tanıklarıdır. Şiirler bu tanıklıkların belgesi… ‘İnceciktir Kırılmak’ , gölgeleri ile derin ve düşünceli; yüzü ile sıcak,…

yoksunluğa sesleniş

yoksunluğa sesleniş   adımı bohçalarım da her sabah kayıp bir bahçedeki limon ağacının en kuytu dalına asarım yaş otuz beşe nazire yazmak isteridm oysa   sarışın hüzünler yağdığında yere karanlık ağıtlar açar kasımpatıların aralığa mahkum  günleri sayıklamaktan yorgun düşmüşken  üstelik çınarda son  kalan yaprak   “sebebim sensin” der  ıslak bir çimen hercai bir buluta “kalbini…

başka iklimlerde

alsancak tren istasyonu’ndan akdeniz’e doğru acele etmeksizin yürümeli kaldırım taşları, cumbalı evler bulutlar, martılar derken vakit ikindiyi bulmalı sonra yeni bir ay incecik yüzüyle ve solgun parmaklarıyla göğün tunçtan eteklerini çekiştirirken utangaç, saklı yıldızları bir bir çekip çıkarmalı yerlerinden başka iklimlerde üşüyen peri kızları günlerin dördüncüsü mevsimlerden hazan olmalı örneğin yine de gülümsemeli güneş ılık…

aynaların öteki yüzü / Hatice Eğilmez Kaya

aynaların öteki yüzü / Hatice Eğilmez Kaya   yeni sesler duymak ister insan bazen, eski sesler eski acıları kanatır!   taraçada kumru, kumsalda  ağaç, asırlık saatlere sığınan âteşin kanatlarıyla yelkovan…   yitirilmiş bir tılsımdır gözlerin, gözbebeklerin ikindi güneşi. ılıman ve kedersiz, akşamın gelişinden hüzünlü! binlerce yıldız henüz, sulu sepken yağmadan.   aynaların öteki yüzünden devşirdim…

gözlerin devrimdi

gözlerin devrimdi   gün günden ağır geliyor yokluğunda sen gittin diye pencereme konan yıldızım bile göz kırpmıyor aniden belki de kör oldum duymaz oldum ay karanlık gecelerde yalnızım   oysa gözlerin birer ihtimaldi koyu kahve kederlere bir başkaldırı imkansız bir devrimdi gözlerin ince bacaklı karacalar suya inerlerdi asude dudaklarının her kımıldayışında   kasım sabahı serinliği…

İyilik

İyilik (Hatice Eğilmez Kaya’dan bir öykü) Spot:  Kapının otomatiği kendine has bir velveleyle açıldı. Sahibinin öfkesine tercüman oluyor, emrine amadeliğini kanıtlıyor gibiydi. Sanki annemden önce o başlamıştı söylenmeye. Çocukluğumdan beri annemin sadece bize değil, etrafındaki her şeye sözü geçiyor gibi gelirdi bana.   Hükümsüz İyilik “İyiliğimi kaybettim hükümsüzdür”   Hatice Eğilmez Kaya   En yakın…

Antakyalı Hoca Hanım, Değerlendirme

Antakyalı Hoca Hanım, Değerlendirme Dünya esasen hengâmelerle dolu bir yer; sadece dönmekle kalmıyor, sürekli çalkantılar yaşıyor. Savaşlar, devrimler, ihtilaller, soy kırımlar, işgaller, büyük göçler, ülkelerin içindeki iç karışıklıklar derken hiçbir şey yerli yerinde duramıyor. İşte tüm bu savruluşların içinde galiba asıl marifet “insanca bir duruş” sergileyebilmek. Düşmemek, düşsen de bir daha, bir daha ayağa kalkabilmek.…

Şiir Kitabı: İnceciktir Kırılmak

Şiir Kitabı: İnceciktir Kırılmak, Hatice Eğilmez Kaya Baskı: Nisan 2012, İstanbul Kitapta Yer alan şiirler İtiraf Yoktun Sen Endişe Açsam Bir Kilit Sayıklama Yolculuk Telaşı Hayallerin Kafesi Bağışla Bizleri Çekip Gitmeli Eyyam Gurubun Beklediği Yer Rüya Sırların Surlarında Rüzgar Attı Beni Vazgeçmişliğimdir Adın Bir İstanbul Üçlemesi Neyi Unuttuk Firuze Kalpler Bir Nefes Diledim Çığlıklarım Cebimde…