hatıralar düşer

hatıralar düşer   baharda açar yepyeni olan her şey belki. bulutlar yürür üzerimizden, bulutlar denize doğru… bir çift martı kanadı dünya bir beyaz yelken!   gel ey antik şehrin nakkaşı! yokluğunu sorgula parmak uçlarımdan. öyle bir bak ki ellerime, tırnak diplerim kanasın mahcubiyetimden.   unut hepsini bu akşam. ne cehennem ne araf, ne de deprenmesi…

BAYAN GÜLERYÜZ

BAYAN GÜLERYÜZ beni şiirle hatırla akan kanın kelimelerle gizlendiği karaduygulu şiirlerle toprağından ateşler peyda olan yüreğimdeki fay kırıklarıyla ve bu alevlerle savaş yapan o kırıklara bilincin yeraltından gelen çağlayan suların döküldüğü gözyaşı ve sevi ırmaklarıyla -zaten gerçek sevi ahtan, kederden başka nedir ki- ve bu coşkun keder ırmaklarını saklayan pırıltılı gülümseme maskemle yakıcı bir arzuyla…

SAF DEV ARMON

SAF DEV ARMON Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Develer tellal iken, Pireler berber iken, Ben anamın beşiğinde tıngır mıngır sallanırken… Eski zamanların birinde Kaf Dağı adında bir masal dağı varmış. Bu dağda devler, cüceler, periler, aklınıza gelebilecek her türden masal kahramanı yaşarmış. Anlayacağınız burası onların eviymiş. Neyse sözü fazla uzatmadan gireyim masalaa… İşte bu…

karantina suskunluğu

karantina suskunluğu emeğim iki paralıktır benim, alınıp satilmadan pazarlarda üstelik! ölümüm rakamlardan ibaret; sevmek ve sevilmek ayrı serencam, kırık dökük, ağlamaklı… öyle bir uyudum ki uyanamadım. gökyüzünde allı pullu turna değilim artık… salkım saçak tellerimden vuruldum! yorgun, kalabalık ve sahipsiz meydanlarda göçebe gezen beyaz güvercinler kadar sayılmazım aslında… evler neşeli, sevecen hem de hüzünlüdür her…

İslâm Tasavvuf Düşüncesi Işığında Ma’rifetnâme’de Toprak Anlayışı

İslâm Tasavvuf Düşüncesi Işığında Ma’rifetnâme’de Toprak Anlayışı “Maneviyat erleri, toprak gibi olmalıdır. Toprağa kötü şeyler de atılır. Fakat toprak, hep iyi şeylerle karşılık verir.”Cüneydi Bağdadî[1] İslâmiyet çağlar boyu süren gelişim sürecinde, tefekkür alanında birtakım manevî farklılıklara sahne olmuştur. Bu farklılıklar genel anlamda çeşitli tasavvuf anlayışlarının doğmaları ve yayılmaları şeklinde kendini göstermiştir. Tasavvuf düşüncesinin meydana çıkış…

“HAZZAN DENİZİ”NİN KARANLIK SULARINDA”

“HAZZAN DENİZİ”NİN KARANLIK SULARINDA (Cansu Aydın’ın bir makalesi) Ülkü Tamer “Şiir İçin Cevaplar” adını verdiği şiirinde şiirin gecenin kardeşi, gündüzün annesi olduğunu söyler (1). Şiir ve gece birbirine çok benzer. İkisi de birer sır perdesidir; aydınlıkları içinde saklar. İkisi de karanlık ve gizemlidir. Karanlık ve gizem… Kimi zaman bir şiiri okumak- okuyabilmek- de binlerce metre…

Özlemek Kavuşmanın Yarısı

Üst üste her iki çocuğu da kızamık çıkarmıştı. Önce kızı, sonra da oğlu… Bu tür hastalıklara kardeşlerden birinin yakalanması, diğerinin onun peşi sıra hastalanması olağan vakalardandır. Kızı oğlundan küçüktü. O, ağabeyinden daha hafif atlatmıştı hastalığı… Yediği lezzetli kızamık şekerleri de yanına kâr kalmıştı. Fakat oğlu bir türlü halk arasındaki deyimle kızamık dökemiyordu. Ateşleniyor, ateşiyle kendinden…

Sincap Aklı

Sincap Aklı Birkaç gün önce genç bir sincapla tanıştım. Kuyruğu bedeninin en az iki misli büyüklükte olan, iri siyah gözlü bir sincaptı. Kendisini yeşil erik çekirdeği zannediyordu. Aslında benim için onun ne veyahut kim olduğu o kadar da önemli değildi. Yine de gerçeği söylemek istedim. “Sen bir sincapsın, yeşil erik çekirdeği değilsin!” dedim. “Öyleyse ne…

Kum Tanesi ve Damla

Kum Tanesi ve Damla Hani şu bizim Rüzgârlı Orman’a komşu bir sahilden söz etmiştim. Hatta orada ıhlamur ağacı ve arkadaşı gölgeyle beraber gecenin muhteşem müziğini dinlemiştik. İşte o sahilin de bütün sahiller gibi hesap edilemeyecek sayıda kum tanesi vardı. Ve bunlardan hiçbiri diğerlerinden asla ayırt edilemezdi.  Bir su damlasının onlardan birini çok ama çok sevmesi…

Mia’ya Mektup

Mia’ya Mektup   Sevgili Mia, o güneş gözlerinle ne güzel bakıyorsun etrafına! Oysa… Masmavi rengine, mevsimler boyu gülümseyen neşesine aldanmamak lazım. Dünya esasen öyle allım güllüm bir yer değil. Ve biz hem kendimizi hem de başkalarını bu tuhaf gezegenin gayet hoş bir mekân olduğuna dair uydurduğumuz ortak mitimize inandırma çabasındayız. Evet;  mitler, masallar, efsaneler uydurmayı…