serencamı bir ömrün
serencamı bir ömrün eylülde yağmur ince keskin yağdığında pasaporttan günün ölümünü seyeredebilirdik birlikte belki de akşamlar tüterdi alaca karanlık ve hüzünle has bahçede açan gülden ziyade bir cami avlusunda şadırvan ufka kanar güvercin tüylerinden süzülür ağır aksak ritimler yere yaslı kadınlar kadar narin yitik masallar gibi derin anlatırsın bana usulca serencamını ömrün …
