“İSRAİLLİ KADINLARIN PARFÜMÜ ARTIK ÖLÜM KOKUYOR” “52. Salihli Şiir İkindileri” İzlenimlerim, Aygün Eroğlu
Bu yıl 52.’si düzenlenen “Salihli Şiir İkindileri”, Türkiye’nin Manisa İli Salihli İlçesi’nde ilk kez 1985 yılında, dönemin Belediye Başkanı Zafer KESKİNER’in akademisyen ve gazeteci-yazar Şadan GÖKOVALI’ya “Struga Şiir Akşamları” oluyor da “Salihli Şiir İkindileri” neden olmasın?” diye sormasıyla başlayan bir programdır. Kuzey Makedonya’nın Struga şehrinde 1966’dan beri her yıl düzenlenen ve uluslararası prestijli “Altın Çelenk” ödülü verilen bir etkinliktir. Bu ödülü alan birçok şairden Pablo Neruda, Eugenio Montale gibi birçok şairin dışında Türkiye’den Fazıl Hüsnü DAĞLARCA’ya verilmiştir.
İşte, 1985 yılında sorulan bir soruyla başlayan bu süreç, Türkiye’den birçok şairin Salihli’ye gitmesine vesile olur. Bir dönem ara verilse de günümüze kadar gelmiştir. İlkinin yönetimini akademisyen ve gazeteci-yazar Şadan GÖKOVALI yapar. Bu etkinliklerde Salihli halkını temsilen “Dionyos Şiir Ödülü” ve “Dionyos Sanata Emek Ödülü” verilmektedir. Bu ödül Fazıl Hüsnü DAĞLARCA, Melih Cevdet ANDAY, Cemal SÜREYA, Ataol BEHRAMOĞLU, Aziz NESİN, Sunay AKIN gibi birçok şair ve yazara verilmiştir.
Salihli Şiir İkindileri, şiirin ve sanatın kitaplara sıkışıp kalmasını önlemek, şairi, yazarı okurlarıyla buluşturmak, özellikle genç şairleri daha görünür kılmak, bütün bunları yaparken toplumun kültürel yapısını güçlendirmek amacı ile düzenlenmektedir.
Bu yıl Salihli Belediye Başkanı Mazlum NURLU’nun öncülüğünde direktörlüğünü şair-yazar Tuğrul KESKİN’in yaptığı, bu yıl 52.’si düzenlenen etkinlikte, “Dionyos Şiir Ödülü”nü şiire ömrünü adamış, Türkiye’nin önemli şairlerinden şair-yazar Veysel ÇOLAK, “Dionyos Sanata Emek Ödülü”nü ise oyuncu, senarisit, yönetmen ve yazar Ercan KESAL aldılar. Programın özel konuğu olan şairler ise Ümit İNATÇI Marıus CHELARIU, Anastasıa N. STOEVA, Hakkı ZARİÇ, Rona ASLAN, Süreyye AKÇAY, Eren AYSAN, Duygu KANKAYITSIN, Ünal ERSÖZLÜ, Hasan ULAŞ, Hakkı AVAN, Adasu AKIN (müzisyen, çellist), Hülya ERSEZGİN oldular.
Veysel ÇOLAK, ödülünü almadan önce konuşmasında; şiirin insan dünyası üzerindeki yeri ve bireysel olanı evrenselleştirme deneyimini Nazım Hikmet’in “Tahirle Zühre Meselesi” şiirinden “mesela denerken bir serumu ölmek ayıp olur mu?” dizesinden ve Pasteur’un kuduz aşısını bulduğunda, ölmek üzere olan dokuz yaşındaki bir çocuğa aşıyı uygulamadan önce, odasına geçip Pasteur’un aşıyı önce kendisine yapmasını, bireylerin yaptığı iş ne olursa olsun yaptığı işe adanmışlığını örnekleyerek şairlerin de bu adanmışlığı yaşamasının gerekliliği üzerinde durdu. Kendisinin iyi bir şiir fanatiği olduğunu ve salondaki tüm izleyicilerden de gerektiğinde şiirden yana tavır konulmasını istedi. Hemen hemen bütün dünya ülkelerinin İngiltere, Amerika ve İsrail’in emperyalizmi altında ezilmekte ve işgal altında olduğunu, aslında bütün dünyanın Filistin olduğunu, İsrail’in içindeki hayvana insan eti yedirdiğini ve İsrailli kadınların parfümünün artık ölüm koktuğunu söyleyerek sanatın ve özellikle şiirin buna bir dur demesi gerektiğini vurguladı.
Ercan KESAL ise ödül konuşmasında sanatın ve şiirin yaşamın içinden bir parça değil, şiirin yaşama çabası olduğu, hatta yaşamın kendisi olduğunu, kendi yaşamı boyunca yolunun kesiştiği şairlerden söz etti. Yaşamın kendisinin aslında bir sanat olduğunu ve bunun adının da yaşama sanatı olduğunu vurguladı. Emeğe saygıyı ise annesinden öğrendiğini çünkü annesinin her hamur yoğurup işini bitirdiğinde kendisine teşekkür ettiği anısını anlattıktan sonra aldığı ödülü tüm dünya kadınlarına ithaf ettiğini söyledi.
Programın son bölümünde oyuncu ve yönetmen Nazan KESAL, tek kişilik oyun (monolog) ile sahnede İranlı şair, yazar, oyuncu, yönetmen ve ressam Füruğ FERRUHZAD’ın hayatını konu alan gösterisi için sahneye çıktı. Oyun F. FERRUHZAD’ın evlenmeden kısa süre öncesinden itibaren tüm hayatını ve İran’ın yaklaşık 1950 ile 1967 arası dünyadaki toplumsal algılarını ön plana çıkarmaktaydı. Şairin o dönem karşılaştığı aile (anne hariç), çevre ve toplum baskısı ve tüm bunlara rağmen mücadeleci yönünü izleyiciye aktarıyordu.
Oyunun izleyiciye aktarmak istediği; F. FERRUHZAD’ın, modern İran Şiiri’nin öncülerinden olduğu, tabuları yıkan, kadın özgürlüğünün simgesi olduğu, özellikle yaşadığı dönemin adaletsizliği, otoritenin toplumsal baskıları ve ölümünden sonra bu yönleri ile dünyada dikkat çeken şair olduğuydu.
F. FERRUHZAD’ın erken yaşta evlendirilmesi, çevre baskısı yetmezmiş gibi bir de üstüne koca baskısının eklenmesi, bütün bu olumsuzluklar üzerine eşi Perviz ŞAPUR’dan boşanması, oğlu Kamyar’ın vesayetinin babasına verilmesinin yaşadığı travmaları zirveye çıkarması, bir süre sonra İbrahim GÜLİSTAN’la tanışması, cüzzam hastalarının sorunları ile ilgilenirken tanıdığı Hüseyin’i evlat edinmesi ve en son işe giderken geçirdiği kazada ölmesine kadar olan detaylar izleyiciye başarı ile anlatıldı.
Bütün detayları ile şairin hayatı aktarılırken, şiirleri, resimleri ve sinemadaki çalışmaları ve bu çalışmaları yaparken toplumsal duruşu ve dönemin yönetimine (şah dönemi) karşı duruşu da aktarıldı.
Oyunun en duygusal bölümü F. FERRUHZAD’ın ölümünden sonra da baskılar sonucu cenaze namazını kıldıracak bir hocanın bulunamaması sebebiyle cenazenin iki gün bekletilmesi ve sonrasında yazar bir arkadaşının cenaze namazını kıldırıp defin edilmesi ile biten son bölüm oldu.
Salihli Şiir İkindileri’ne uzun süreli katkısı ile bu geleneğin geleceğe taşınmasında şair-yazar Tuğrul KESKİN’in etkisi önemli olmakla birlikte, bu etkinlikleri “Salihli Şiir İkindileri Antolojisi ve Salihli Şiir İkindileri” gibi eserlerle de Türk Edebiyatına kazandırmıştır. Bazı dönemlerde istemeden de olsa kesintiye uğrayan bu etkinlik hakkında, etkinlik sonrası gerek sanatsever vatandaşların ve gerekse şair, yazarların ortak görüşü ise; kesintiye uğrasa da yıllardır süren bu etkinliğin artık kesintiye uğramadan gelecek nesillere aktarılması görüşü idi. Çünkü bu etkinlik Salihli ve bölge insanı için kültürel yönüyle önemli toplumsal ihtiyacı gidermektedir. Özellikle Salihli’liler ve bölge insanının bu etkinlikle duygusal bir bağ oluşturduğunu söylemekle de abartmış olmayız.
________________________________________
Kendi Kitabınızı Bastırmak İster misiniz?
Kitap bastırma sürecinde doğru destek almak, tüm süreci kolaylaştırır. Akdoğan Yayınevi olarak, yazar adaylarına profesyonel yayıncılık hizmeti sunuyoruz.
👉 Detaylı bilgi:
Kitap Bastırmak Kaç TL? (2026 Güncel Fiyatlar + 50, 100, 500 Adet Hesaplama)
👉 ISBN hakkında bilgi:
ISBN Nasıl Alınır 2026? (Adım Adım Ücretsiz Başvuru Rehberi)
👉 Hemen iletişime geçin ve teklif alın.
________________________________________
Salihli Şiir İkindileri’nin yüzyıllar boyunca devam etmesi ümidiyle…

