“`html
Pro Archia: Şair Archias Savunması
Cicero’nun Antakyalı şair Archias için yaptığı savunma,
yalnızca bir yurttaşlık davası değil; sanatın, şiirin ve şairin toplumdaki yeri üzerine yazılmış güçlü bir metindir.
“Kayalıklar ve ıssız yerler sesi yankılarken, vahşi hayvanlar bir şarkı duyduklarında çoğu kez etkilenip oldukları yerde kalırlarken,
en iyi olanaklarla eğitilmiş olan bizler şairlerin sesinden etkilenmeyelim mi?”
— Cicero, Pro Archia
Aulus Licinius Archias, bundan yaklaşık iki bin yıl önce yaşamış Antakyalı bir şairdi.
Bugün hakkında bildiklerimiz sınırlıdır; ancak onun adını tarihe taşıyan şey, Roma’nın en büyük hatiplerinden
Marcus Tullius Cicero tarafından savunulmuş olmasıdır.
Archias’ın yargılanması, görünürde bir yurttaşlık meselesiydi.
Fakat Cicero’nun hazırladığı Pro Archia, sıradan bir savunma metni olmaktan çıkarak
şiirin, sanatın, edebiyatın ve sanatçının toplumdaki değeri üzerine unutulmaz bir metne dönüşmüştür.
Antakyalı Bir Şair: Aulus Licinius Archias
Archias’ın M.Ö. 120 yılı dolaylarında Antakya’da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğduğu kabul edilir.
Antakya’da genç yaşta özellikle doğaçlama şiirde büyük ün kazanmış,
bu ün kısa sürede şehir sınırlarını aşarak Roma dünyasına kadar ulaşmıştır.
M.Ö. 100 yılı dolaylarında Roma’ya gittiği tahmin edilen Archias,
Sicilya’daki Herakleia adlı federal bir kentin vatandaşlığına kabul edilir.
Ancak daha sonra bu vatandaşlığın yasal olmadığı ileri sürülür ve Archias mahkeme önüne çıkarılır.
İşte bu noktada Cicero devreye girer ve Archias’ın savunmasını üstlenir.
Cicero Kimdir?
Marcus Tullius Cicero (M.Ö. 106 – M.Ö. 43),
Roma tarihinin en büyük hatiplerinden, düşünürlerinden ve devlet adamlarından biridir.
Roma Cumhuriyeti’nin son döneminde yaşamış,
diktatörlüğe karşı cumhuriyetçi değerleri savunmuş,
hukuk, ahlak, siyaset ve hitabet alanında kalıcı eserler bırakmıştır.
Cicero yalnızca bir avukat ya da siyasetçi değil,
aynı zamanda dilin, sözün ve düşüncenin gücüne inanan büyük bir entelektüeldir.
Bu nedenle Archias’ı savunurken yaptığı şey yalnızca bir kişinin yurttaşlığını savunmak değildir;
sanatın insan hayatındaki yerini savunmaktır.
Pro Archia Neden Önemlidir?
Pro Archia, hukuki açıdan Archias’ın yurttaşlık hakkını savunur.
Ancak metnin asıl kalıcı değeri, Cicero’nun şairlere ve edebiyata verdiği önemde ortaya çıkar.
Cicero’ya göre şiir ve sanat, yalnızca süs ya da boş zaman uğraşı değildir.
Şairler toplumların hafızasını taşır, kahramanlıkları kaydeder,
insan ruhunu inceltir ve ortak yaşamın anlamını güçlendirir.
Sanatı mahkeme salonunda bile savunulması gereken yüksek bir değer olarak görmesidir.
Cicero’nun Şaire Bakışı
Cicero, Archias’ın yeteneğini yalnızca teknik bir beceri olarak görmez.
Ona göre gerçek şair, doğuştan gelen bir güçle, zihinsel canlılıkla ve adeta tanrısal bir esinle hareket eder.
Cicero, Archias’ın doğaçlama şiir söylemedeki gücünü şöyle anlatır:
“Sayın yargıçlar, ben bu Archias’ın kaç kez, tek bir harf yazmadığı halde,
o sırada söz konusu olan konulara ilişkin çok sayıda pek güzel dizeleri doğaçtan söylediğini görmüşümdür.
Sahneye tekrar çağrıldığında, aynı şeyi kaç kez kelimeleri ve cümleleri değiştirerek söylediğini görmüşümdür.”
— Marcus Tullius Cicero, Şair Archias Savunması
Cicero’nun bu sözleri, Archias’ı yalnızca davanın sanığı olarak değil,
olağanüstü yeteneğe sahip bir sanatçı olarak sunduğunu gösterir.
Şairin Savunulması, Sanatın Savunulmasıdır
Cicero, Archias’ı savunurken şiirin insan üzerindeki etkisini doğayla ilişkilendirir.
Kayaların sesi yankıladığını, vahşi hayvanların bile şarkıdan etkilenebildiğini söyler.
Ardından insanlara şu soruyu yöneltir:
Eğer doğa bile sesten ve şiirden etkileniyorsa,
eğitim görmüş insanların şairlerin sesinden etkilenmemesi mümkün müdür?
Bu soru, Pro Archiayı yalnızca bir hukuk metni olmaktan çıkarır.
Metin, sanatın insanı insan yapan temel değerlerden biri olduğunu savunan güçlü bir edebi bildirgeye dönüşür.
Bugünden Bakınca Pro Archia
Pro Archia, bugün hâlâ güncelliğini koruyan bir metindir.
Çünkü sanatçının sözünün baskı altına alındığı, şairlerin ve yazarların mahkeme salonlarıyla,
linç kampanyalarıyla, yasaklarla ya da dışlanmayla karşı karşıya kaldığı her dönemde
Cicero’nun bu savunması yeniden anlam kazanır.
Sanatçıların düşüncelerini ifade etmelerinin bedel ödettirildiği dönemlerde,
iki bin yıl önce bir mahkeme salonunda söylenmiş bu sözler hâlâ güçlü biçimde yankılanır.
Şairi savunmak, yalnızca bir kişiyi savunmak değildir;
toplumun hafızasını, dilini, hayal gücünü ve özgür düşüncesini savunmaktır.
Antakya’dan Roma’ya Uzanan Bir Ses
Archias’ın Antakya’da doğmuş olması, bu metni Antakya kültür tarihi açısından da önemli kılar.
Antakya yalnızca ticaretin, dinlerin ve uygarlıkların kesiştiği bir şehir değil;
aynı zamanda şiirin, sözün ve entelektüel üretimin de güçlü merkezlerinden biriydi.
Archias’ın ününün Antakya’dan Roma’ya kadar ulaşması,
Antakya’nın antik dünyadaki kültürel etkisini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
Türkçede Pro Archia
Pro Archia, Türkçeye Şair Archias Savunması adıyla kazandırılmıştır.
Kabalcı Yayınevi tarafından 1997 yılında yayımlanan eser,
Latince aslından Bedia Demiriş ve Çiğdem Dürüşken tarafından çevrilmiştir.
Bu çeviri, hem klasik filoloji hem de edebiyat tarihi açısından değerli bir metni Türkçedeki okurlarla buluşturmuştur.
Dipnot
[1] Yunan Antolojisi’nde Archias imzasını taşıyan 35 kadar kısa şiirin varlığından söz edilir.
Ancak bunlardan yalnızca bir ya da ikisinin Antakyalı Archias’a ait olabileceği tahmin edilmektedir.
[2] Marcus Tullius Cicero, Şair Archias Savunması / Pro Archia Poeta,
Latince aslından çevirenler: Bedia Demiriş – Çiğdem Dürüşken,
Kabalcı Yayınevi, 1997, s. 51.
Sonuç: İki Bin Yıl Öncesinden Gelen Sanat Savunması
Pro Archia, iki bin yıl önce yazılmış olmasına rağmen,
sanatın ve sanatçının değerini savunan en etkileyici metinlerden biri olarak okunabilir.
Cicero, Archias’ın yurttaşlığını savunurken aslında şiirin insan hayatındaki yerini savunur.
Antakyalı bir şairin Roma’da mahkeme önüne çıkarılması,
tarih içinde küçük bir hukuk olayı gibi görünebilir.
Fakat Cicero’nun sözleri sayesinde bu olay,
sanatın, hafızanın ve insan ruhunun savunusuna dönüşmüştür.
Bugün de şairlerin, yazarların ve sanatçıların sesi baskı altına alınmak istendiğinde,
Pro Archia bize hâlâ aynı soruyu sordurur:
Şairlerin sesinden etkilenmeyen bir toplum, gerçekten eğitimli ve uygar sayılabilir mi?
Antakya, Edebiyat ve Klasik Metinler
Antakya’nın edebiyat, tarih, seyahatname ve kültürel hafıza içindeki izlerini anlatan diğer yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.
“`




