Seyahat(name)lerdeki Antakya – 8: Van Egmont ve John Heyman’ın Gözünden Antakya
18. yüzyılın başlarında Doğu Akdeniz’e yapılan bir yolculuk, Antakya’nın tarihini,
suyunu, ticaretini, doğasını ve çevresindeki yaşamı Avrupa seyahat edebiyatının sayfalarına taşıdı.
Avrupa’nın kuzeyinde küçük yüzölçümüne sahip bir ülke olan Hollanda, bir dönem dünyanın en zengin
ve en etkili devletlerinden biriydi. Bu gücün ardında yalnızca ticaret değil, aynı zamanda
sömürgecilik, denizcilik ve uzak coğrafyalara duyulan yoğun ilgi vardı.
Hollanda’nın tüccarları ve sömürgecileri gibi seyyahları da dünyayı dolaşıyordu.
Kimileri yalnızca görmek ve kaydetmek için yola çıkarken, kimileri de ülkelerinin ticari ve siyasi
çıkarlarına hizmet eden bilgiler toplamayı amaçlıyordu. Bu seyyahlardan ikisi,
18. yüzyılın başlarında Antakya ve çevresini de içine alan bir Doğu Akdeniz yolculuğuna çıktı:
Johan Aegidius van Egmont ve John Heyman.
Travels through Part of Europe, Asia Minor, the Islands of the Archipelago; Syria, Palestine, Egypt, Mount Sinai
adlı kitapta bir araya getirilmiş; Antakya, İskenderun, Payas ve çevresine dair önemli gözlemler bu eserde yer almıştır.
Van Egmont ve John Heyman Kimdir?
Johan Aegidius van Egmont, 1693-1747 yılları arasında yaşamış Hollandalı bir aristokrat
ve diplomattı. Aralık 1719’da Doğu Akdeniz seyahatine başladı. Ölümünden sonra el yazısı notları,
kuzeni Cornelis Van Panhuys aracılığıyla Leiden Üniversitesi’nde Doğu dilleri profesörü olan
John Heyman’a ulaştırıldı.
John Heyman ise 1667-1737 yılları arasında yaşamış, Leiden Üniversitesi’nde Doğu dilleri
profesörlüğü yapmış bir isimdi. 1700-1709 yılları arasında İzmir’de Hollanda cemaati içinde papaz olarak
görev yapmıştı.
Kitabı yayıma hazırlayan kişi ise John Heyman’ın kuzeni John W. Heyman idi.
Ancak bu derleme yapılırken iki seyyahın notları başka kaynaklardan alınan bilgilerle birlikte kullanıldığı için,
her gözlemin doğrudan hangi seyyaha ait olduğunu kesin biçimde ayırmak her zaman mümkün değildir.
Ticaret Gözüyle Yapılan Bir Seyahat
John W. Heyman, kitabın önsözünde iki seyyahın da Hollanda gibi ticarete büyük önem veren bir ülkeden
geldiğini vurgular. Bu nedenle ziyaret ettikleri yerlerdeki ticaret hayatına özellikle dikkat ettiklerini,
gözlemlerinde ticari imkânlara ve üretim biçimlerine önem verdiklerini belirtir.
Bu durum, Antakya ve çevresine ilişkin notlarda da görülür.
Seyyahlar yalnızca tarihî yapıları veya coğrafyayı değil; su kaynaklarını, balıkçılığı,
yerel toplulukları, ulaşım yollarını ve ticari potansiyeli de dikkatle kaydeder.
Kitapta Antakya ve Çevresi
370 sayfadan oluşan kitabın ikinci cildinin son bölümleri, özellikle 20, 21 ve 24. bölümler,
Antakya ve çevresine ayrılmıştır.
- 20. Bölüm: Lazkiye üzerinden Antakya’ya yapılan yolculuk.
- 21. Bölüm: Antakya üzerine notlar ve İskenderun üzerinden Halep’e yolculuk.
- 24. Bölüm: İskenderun’a dönüş, Kürtler, Simon Stilites Kilisesi kalıntıları, Payas turu ve deniz yolculuğu.
Bu bölümler, 18. yüzyıl başlarında Antakya’nın çevresiyle birlikte nasıl algılandığını göstermesi bakımından önemlidir.
Kitapta Lazkiye, Antakya, İskenderun, Belen, Payas ve Halep hattı bir seyahat güzergâhı içinde anlatılır.
Antakya’ya Giriş: Nehir, Bahçeler ve Su Kanalları
Kitabın 20. bölümünde, Lazkiye üzerinden Antakya’ya yapılan yolculuk sırasında güzergâhta karşılaşılan Türkmenler
ve onların yaşantıları hakkında bilgiler verilir. Ardından Antakya’ya giriş sahnesi dikkat çekici biçimde anlatılır.
Seyyahların anlatımına göre Antakya’ya yaklaşırken sol tarafta geniş bir nehir görülür.
Bu nehir, bahçelerin ve tarlaların sulanması için büyük avantaj sağlar.
Su, ahşap borularla kasabanın içine kadar taşınır; arazileri sulamak için küçük kollar ve kanallar kullanılır.
Bu gözlem, Antakya’nın yalnızca tarihî bir şehir değil, aynı zamanda suyla, bahçelerle ve tarımsal üretimle
ilişkili canlı bir yerleşim olduğunu gösterir.
Antakya Tarihi ve Eski Kaynaklara Başvuru
Kitabın 21. bölümü kısa bir Antakya tarihiyle başlar.
Burada Strabo ve Josephus gibi eski dönem tarihçi ve coğrafyacılarına atıflar yapılır.
Ayrıca Tudelalı Benjamin ve Jacques Bongars gibi farklı kaynaklardan da yararlanılır.
Özellikle Jacques Bongars’tan yapılan alıntı dikkat çekicidir.
Antakya “çok güzel ve dikkat çekici bir şehir” olarak tanımlanır.
Şehrin en yükseğinde şaşırtıcı bir kale bulunan dört büyük dağa sahip olduğu,
iki büyük surla çevrildiği, surların üzerinde yüzlerce kule bulunduğu aktarılır.
Bu tür aktarımlar, seyahat kitabının yalnızca gözleme değil, aynı zamanda önceki tarihsel ve coğrafi literatüre
dayandığını da gösterir.
“Dört Kız Kardeş”: Antakya, Samandağ, Lazkiye ve Apamea
Kitapta Strabo’dan aktarılan önemli bilgilerden biri de “Dört Kız Kardeş” ifadesidir.
Buna göre Antakya, Samandağ’daki Seleucia Pieria, Lazkiye ve Apamea antik kenti,
antik dünyanın önemli merkezleri olarak birlikte düşünülür.
Bu kentlerden ikisi bugün Hatay sınırları içindedir:
Antakya ve Samandağ / Seleucia Pieria.
Diğer ikisi ise bugünkü Suriye sınırları içinde yer alan Lazkiye ve Apameadır.
Bir zamanlar Roma dünyasının en önemli ve kalabalık merkezleri arasında yer alan bu şehirlerin
birlikte anılması, Antakya’nın bölgesel tarih içindeki ağırlığını açıkça gösterir.
Belen Yolu ve Yabani Hayvanlar
Seyahat notlarında Belen’e gidiş sırasında dağlık bölgelerde çok sayıda yabani hayvan bulunduğu yazılır.
Bunlar arasında sırtlanlar, leoparlar, boğalar, vaşaklar ve tilkiler sayılır.
Ayrıca seyyahlar, “sıçan”a benzetilen; başı, kulakları ve dişleri olan,
tavşan büyüklüğünde fakat bacakları daha büyük bir yaratıktan da söz eder.
Bu yaratığa ait olduğu iddia edilen figürlerin Yunan madalyalarında sık görüldüğü belirtilir.
Bu bölüm, 18. yüzyıl seyyah anlatılarında doğa gözlemi ile merak uyandırıcı tasvirlerin nasıl iç içe geçtiğini göstermesi açısından ilginçtir.
Rum Balıkçılar ve Ticaret
Antakya ve çevresine ilişkin seyahat notlarında bölgedeki Rumların balıkçılığı da yer alır.
Başka seyyahların anlatılarında da karşılaşılan bu bilgi, Van Egmont ve Heyman’ın derlemesinde
özellikle ticari yönüyle ele alınır.
Seyyahların gözlemine göre Rumlar balıkçılıktan önemli kazançlar elde etmektedir.
Bu bilgi, kitabın genel ticaret merakıyla da uyumludur.
Çünkü seyyahlar gittikleri yerlerde yalnızca kültürel değil, ekonomik hayatı da izlemektedir.
18. Yüzyılda İskenderun
Kitapta İskenderun hakkında verilen bilgiler de oldukça dikkat çekicidir.
O dönemde İskenderun’un yalnızca 60 haneden oluştuğu belirtilir.
Buna rağmen İskenderun’un tarih boyunca taşıdığı stratejik önem sürmektedir.
Nitekim şehirde bir İngiliz konsolos yardımcısının bulunması,
küçük nüfusuna rağmen uluslararası ticaret ve diplomasi açısından önemini koruduğunu gösterir.
İskenderun hakkında verilen bir başka bilgi de suyunun “mükemmel” olarak tanımlanmasıdır.
Seyyahların suya, limana ve ticari hareketliliğe dikkat etmesi,
bölgenin Avrupa gözündeki değerini anlamak açısından önemlidir.
Bu Seyahat Notları Neden Önemli?
Van Egmont ve John Heyman’ın seyahat notları, Antakya’nın 18. yüzyıl başlarındaki görünümünü
anlamak için önemli kaynaklardan biridir.
Bu notlar sayesinde Antakya’nın:
- su sistemi,
- bahçeleri ve tarlaları,
- çevre yolları,
- ticari imkânları,
- İskenderun ve Payas’la ilişkisi,
- eski tarih kaynakları içindeki yeri,
- Avrupalı seyyahların gözündeki görünümü
hakkında değerli ipuçları elde edilir.
Sonuç: Antakya’nın Avrupa Seyahat Edebiyatındaki İzleri
Van Egmont ve John Heyman’ın notlarından oluşan seyahat kitabı,
Antakya’yı yalnızca bir geçiş noktası olarak değil,
tarihî, coğrafi ve ticari anlamda önemli bir merkez olarak ele alır.
Antakya’ya girişte anlatılan nehir ve su kanalları, Bongars ve Strabo’dan aktarılan tarihî bilgiler,
“Dört Kız Kardeş” vurgusu, Belen yolu, İskenderun’un küçük ama stratejik yapısı ve bölgenin ticari hayatı,
18. yüzyıl Antakya’sını anlamak için dikkat çekici parçalar sunar.
Bu yönüyle Van Egmont ve Heyman’ın seyahati, Antakya’nın yalnızca yerel tarihte değil,
Avrupa seyahat edebiyatında da nasıl bir karşılık bulduğunu gösteren önemli örneklerden biridir.
Seyahat(name)lerdeki Antakya Yazıları
Antakya’nın seyyahlar, tarihçiler ve eski kaynaklardaki izlerini anlatan diğer yazılarımıza da göz atabilirsiniz.
İlgili Antakya Yazıları
Antakya tarihi, seyahatnameler, yerel hafıza ve kültür yazıları için aşağıdaki içerikleri de inceleyebilirsiniz:




