Normal Nefes Almaya Devam Edin

Normal Nefes Almaya Devam Edin İletişim Yayınları, Hakan Bıçakcı’nın yeni kitabı Normal Nefes Almaya Devan Edin’i okurlarla buluşturuyor. Yarattığı edebi atmosfer ve kendine özgü diliyle geniş bir okur kitlesine ulaşan Bıçakcı, bu kitabında yer alan öykülerinde şehirli insanının tükenmişliğini, arada kalmışlığını tüm yönleriyle yansıtırken, bir bakıma bize çoğu zaman farkında olmadığımız “bizi” anlatıyor. Etkisi uzun…

TAVERNİER SEYAHATNAMESİ

TAVERNİER SEYAHATNAMESİ Kimilerince 17. yüzyılın Marco Polo’su olarak nitelendirilen Jean Baptiste Tavernier, 1605 yılında Paris’te doğmuş, 1689 yılında ise Rusya’da hayata gözlerini yummuştu. Tavernier, 17. yüzyılda Avrupa’nın en zengin şehri kabul edilen Antwerp’in yerlisi bir aileden geliyordu. Bu kentten ve ailesinden bulaşan ticaret tutkusu küçük yaşlarda onu yollara düşürmüş, önce Avrupa içinde büyük bir yolculuğa…

Güney Rüzgarı Dergisi, Eylül 2019

Güney Rüzgarı Dergisi, Eylül 2019 Hatay Güney Rüzgârı Dergisi Eylül sayısı çıktı Günümüzün mağdurları KADINLAR ve ÇOCUKLAR Hatay’da toplumsal konuları gündeme taşıyan ve farklı bir dille kamuoyu oluşturan Hatay Güney Rüzgârı Dergisi’nin Eylül sayısı çıktı. Son günlerde ülkemizde ve ilimizde mağdur olan kadınlar ve çocuklar konusunu ele alan dergi, halkın bu konudaki duyarlılık ve sorumluluklarını…

Ankara Öykü Günleri

Ankara Öykü Günleri Ankara Öykü Günleri dört yıl aradan sonra tekrar Başkentlilerle buluşuyor. 24 Eylül-6 Ekim 2019 tarihleri arasında Route Sahne’de gerçekleştirilecek etkinliklere çok sayıda öykücü, yazar ve sanatçı katılacak. Ankara Öykü Günleri çerçevesinde düzenlenen tüm söyleşi, imza günü ve konserler edebiyatseverlerin katılımına açık olacak. Türkiye’nin her yerinden öykücülerin katıldığı Ankara Öykü Günleri, 1997’den -bazı…

Yolculuk Telaşı

Yolculuk Telaşı “ay ışığı suda durmaz / insanoğlu dünyada …” Ay ışığı su gibidir İnsanoğlu dünya Sarışın bir gölgedir keder İkindi vakti gönle düşer Tahammül güçsüz kalmıştır artık Gün batımını seyirden Ay ışığı suyu sevdi İnsanoğlu dünyayı Kalbimde hatalara kör bir âşık Kişi derdinden büyüktür Aşkından küçük Acizim kolum, kanadım kırık Ay ışığı suya doymaz…

eyyamı bahar için

eyyamı bahar için bulutsa eğer şu gökyüzündeki gerçekten yanıltmıyorsa beni gözlerimde titreyen aksi ben de bir kadın olmalıyım belki de kabristan yakınlarında şoseye fırlayan belirsiz bir görüntü varlığı yokluğu tartışılır   kuytu kalmalı mesela saksıda kimliği masal ülkelerinin kütüğünde kayıtlı bir ortanca alına al pembesine pembe desek de biz o bilmeli kendi sıfatını yalnızca   ay…

hüsn, aşk ve rint

hüsn, aşk ve rint   hüsn çiçekleri severdi belki de nazdar ve narin adımlarla gül bahçesine uğrardı zaman zaman   gelişiyle hüsnün çimende yapraklar titrerlerdi yerlerinde semadan bembeyaz bir bulut geçerdi vakit ikindi olurdu aniden   aşk zaten meyilliydi güzele su gibi duru seyyareler kadar serin akardı yumuşak toprağın üzerinde   billurdan dokunuşlar sahile vuran…

buhurdan ayna

buhurdan ayna   akşam güneşinin zemine değen aksi paslı makasıyla keser etekleri tülden düşsel bir entariyi asılır kalır özürler kurumuş ağaç dallarına titrek parmaklarıyla göğe tutunur yabancımız tüm kederler   susmalara yetişemem her susku masmavi kanatlı hızlı bir tren karabasanların mıydı acaba seni muhacirliğimden devşiren   eskidim halsizim anlayışsızım üstelik kapılarımı kapatsam keşke uğuldayan rüzgara…