ÜCRA DERGİSİ SAYI 36

ÜCRA DERGİSİ SAYI 36 İKİ AYLIK ŞİİR DERGİSİ SAYI 36 TEMMUZ AĞUSTOS 2010 İMTİYAZ SAHİBİ VE YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ: DENİZ BURAK KAPUCU EDİTÖRLER: BÜLENT KEÇELİ, MURAT ÜSTÜBAL E-POSTA: ucrasiir@gmail.com İÇİNDEKİLER SÜRTÜNEREK OLDUĞUM ŞEYLER 6. SUÇ MAVİSİ BİR ŞEY OLDUĞUM / CELAL SOYCAN OF STABDARDS AND POOR’S / SUZAN SARI ŞİİRDE SİMÜLASYON / HİLAL KARAHAN YEDİ…

Prince of Persia: The Sands of Time

Prince of Persia: The Sands of Time Pers Prensi: Zamanın Kumları Pers Kralı’nın ele geçirdiği bir ülkede hosuna gidip yanına aldığı cocuk zaman icinde kendini ispatlayacak ve krallığın gözde adamlarından bir prens haline gelecektir. Sürekli genişleyen Pers krallığınım yeni ele geçirdiği bir ülkenin prensesi ise zamanı tersine çevirebilecek gizemli bir hançere sahiptir. Kutlamalar sırasında bir…

EKİMLER VE CUMHURİYETLER

EKİMLER VE CUMHURİYETLER 5 Ekim, 29 Ekim… İki tarih de sadece yaşadığımız coğrafya için değil, bütün dünya için önemli kilometretaşlarını ifade ediyor. Biri sosyalizmi teori kitaplarından çıkarıp ete kemiğe büründürerek bir ilki başaran Sovyet Devrimi. Diğeri ise emperyalizme karşı kazanılan ilk ulusal kurtuluş savaşının meyvesi. Biri 1917, diğeri 1923… Milyonlarca yıllık dünya tarihi düşünüldüğünde bu…

BENDEN SELAM SÖYLE ANADOLU’YA (Dido Sotiriyu)

BENDEN SELAM SÖYLE ANADOLU’YA (Dido Sotiriyu) Kurtuluş Savaşı’nın Yunan ordusunun denize dökülmesiyle son bulmasının hemen ardından gelen günler Türk ve Rum milyonlarca insan için yurtlarından kopmak anlamına geliyordu. (Artık “Büyük Mübadele” denilecek olan bir değiş tokuşla Anadolu’da yaşayan Rumlar Yunanistan’a, Yunanistan’da yaşayan Türkler ise Anadolu’ya yerleştirilmişlerdi…) Bizdeki tarih derslerinde övünerek okuduğumuz Yunanlıların denize döküldüğü savaş,…

EGEMENLERİN ŞİDDETİ

EGEMENLERİN ŞİDDETİ Dünyada gelişen olaylara ister sınıfsal açıdan bakalım, istersek farklı bir yöntem deneyelim; her durumda, insanın ya da insanların bulunduğu her toplulukta egemenlerin olduğunu kabul etmek zorunda kalırız. Topluluk anne, baba ve çocuktan oluşan bir aileyse, egemen; çoğunlukla babadır orada. Çoğu yerde yasalar da ona bu hakkı tanımıştır. Karısına ya da çocuğuna şiddet uygulayan…

DÜNYA SENDİKACILIK TARİHİNDEN NOTLAR

DÜNYA SENDİKACILIK TARİHİNDEN NOTLAR Avrupa’da kapitalizmin ekonomik ve toplumsal bir düzen olarak yerleşmesiyle beraber bu sistemin en mağdur kesimi olan işçiler de doğal olarak harekete geçmiş ve gaspedilen haklarını geri almak, mevcut haklarını korumak ve geliştirmek için çeşitli mücadele ve örgütlenme yollarına girmişlerdir. Sendikaların ortaya çıktığı koşullar işçiler için en ağır dönemlerden biriydi. Korkunç miktarlara…

YÜZBAŞININ KIZI

YÜZBAŞININ KIZI Piyotr Andreyiç soylu bir Rus ailesinin hafiften haylaz oğludur. Onun iyi bir subay olarak yetişmesini isteyen babası orduya yazdırmaya karar verir. Piyotr’un seçme şansı yoktur. Yine de iyimser yaklaşmayı dener ve gideceği büyük şehirde karşılaşacağı yeni güzelliklerin hayalini kurmaya başlar. Oysa babası, asker arkadaşları vasıtasıyla Piyotr’u küçük bir kasaba kalesine tayin ettirir. Piyotr…

DUYGUDAN DA ÖTE VE KEN LOACH

DUYGUDAN DA ÖTE VE KEN LOACH Özgün adı “Ae Fond Kiss” olan film 2004 yılı yapımı ve usta yönetmen Ken Loach’un imzasını taşıyor. IMDB puanı 7.2 olan filmde Ken Loach’un diğer filmlerinde de olduğu gibi çok tanınmamış oyuncular var. Atta Yaqub, Casim ismindeki Pakistanlı genci,  Eva Birthistle müzik öğretmeni Roisin’i, Ahmad Riaz, Shamshad Akhtar, Shabna…

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANARKEN…

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANARKEN “Adını hiç duymadıkları bir yere” çok uzaklardan gelip “asla unutamayacakları bir öykü”yle yurtlarına dönmeyi başaranlar, tarihlerindeki en önemli olay diye anarlar o günleri. Onlar, “dünyayı yenenlerin yenildiği yer”e her yıl hiç bıkmadan usanmadan gelirler.  Avustralyalıların, Yeni Zelandalıların, ve dahi adlarını hiç duymadığımız adalıların oluşturduğu on binler, atalarının boğazlamak için geldikleri Türk askerleriyle…

CAN YÜCEL VE KÖY ENSTİTÜLERİ

CAN YÜCEL VE KÖY ENSTİTÜLERİ Şiirimizin büyük isimlerinden Can Yücel’i (1929 – 12 Ağustos 1999) kaybedeli 10 yıldan fazla bir zaman geçti. O şimdi hep mekanı olsun diye istediği Datça’da yeri doldurulamayan tüm büyük ustalar gibi dünyayı seyretmeye devam ediyor hala. Kimi zaman okkalı küfürlerle müdahale ediyor olan bitene, kimi zaman gülümsüyor. Unutulmaz şiirlerinden birinde…