Veysel Çolak ile Şiir ve Sinema Üzerine

Veysel Çolak ile Şiir ve Sinema Üzerine ODTÜ Mezunlar Derneği Sinema Kulübü’nün 30 Kasım 2021 tarihli buluşmasının konusu “Şiir ve Sinema”, konuğu ise şair Veysel Çolak idi. Ülkemizin yaşayan en iyi şairlerinden birisi Veysel Çolak’ın elbette sinema üzerine de söyleyecek şeyleri vardı, 22 yıl önce yazdığı bir kitapta da dün akşam sohbetini yaptığı konuları paylaşmıştı.…

Geç Kalan Çiçek

GEÇ KALAN ÇİÇEK

GEÇ KALAN ÇİÇEK Sabah gün aydınlanır aydınlanmaz cam önünde saksı içindeki çiçekler gerine gerine tatlı bir mahmurlukla uykudan uyanmaya başlamışlar. Evin hanımı her gün gelip onları yapraklarından tutup okşayıp severmiş. Bahar bütün ışıltısıyla çiçeklerin üzerine vurmuş. Yeni bir gün doğumu bütün çiçekler için yeni bir başlangıç demekmiş. Çünkü bütün çiçekler her yeni günde yeniden açıp…

Poynton’daki Ganimetler – Henry James

Poynton’daki Ganimetler – Henry James İletişim Yayınları, Henry James’in Poynton’daki Ganimetler adlı eserini edebiyatseverlerin beğenisine sunuyor. Aşk ve gerilim dolu bir ilişki ağını ustalıkla anlatan James’in bu eseri, roman ve tiyatroyu buluşturan anlatım tekniğiyle edebiyat tarihi içerisinde de kendine özgü bir yere sahip…  Önsöz-sonsöz, yazar-dönem kronolojisi ve görsellerle zenginleşen bir başyapıt… Fatih Özgüven çevirisi, Yazarın önsözü, Fatih…

Yuvasız Kuşlar

YUVASIZ KUŞLAR

YUVASIZ KUŞLAR Sevimli mi sevimli bir kumrucuk varmış. Boz kahverengi kanatlarıyla her sabah yeniden sevinçle gözlerini açarmış. Yuvası “gün doğumunda” ona kalbi yumuşak bir kadının verdiği lokmalarla beslendiği cam önüymüş. Çünkü artık betonlaşan şehrin içinde ağaçlar giderek kayboluyormuş. Böylece ağaçlar azaldığı için “kuşlar yuvasız” kalmışlar. Kalbi yumuşak kadın günün ilk ışıklarında kalbini duaya açarmış. Bütün…

Seyahat(name)lerdeki Antakya – 21 İBN HAVKAL

Seyahat(name)lerdeki Antakya – 21  İBN HAVKAL  Asıl adı Ebü’l-Kâsım Muhammed bin Alî en-Nasîbî olan İbn Havkal 10. yüzyılda yaşamış bir İslam yazarı, coğrafyacı ve seyyahtır. Nusaybin’de doğduğu bilinmektedir. Yaşamının önemli bir bölümü seyahatlerle geçmiştir. Afrika’dan, uzak Asya’ya dünyanın pek çok yerine geziler düzenlemiştir. Suret el-Arz (Yeryüzünün Yüzü) isimli bir kitabı vardır. Belh Okulu’nun kurucusu olan…

Sabit Fikir Dergisi, Sayı 129

Sabit Fikir Dergisi, Sayı 129 EVİ SEVDİREN ŞAİR: ZİYA OSMAN SABA Sade ve huzurlu bir hayattan başka beklentisi yoktu Ziya Osman Saba’nın. Yeter ki güzel hatıralarla doldurmayı başarabilsin içini. Yeter ki dedikodudan, hasetten uzak nefes alınabilsin. Takvim koparılacaksa koçanından böyle bir evde koparılmalıydı. Raflar doldurulacaksa reçel kavanozlarıyla, sevgilinin ellerini boyamalıydı vişneler. RICHARD FARIÑA’NIN YALANLARLA ÖRÜLÜ…

Ağaçlar da Ağlar (2)

AĞAÇLAR DA AĞLAR

Bu ağaç diğer ağaçlardan farklı meyvesi olan bir ağaçmış. Ağacı evin sahibi Melek teyze vaktiyle onu Mesut dedeye diktirmiş. Tabii o zamanlar çok minik olan ağacın belki de gün gelip bu kadar büyüyeceğini bilememişler. Gel zaman git zaman ağaç koyu yeşil gölgeli yapraklarını süsleyen damarlarıyla öylesine büyümüş ki onun büyüyor olması ikinci katta oturan evin hanımını rahatsız etmeye başlamış. Her sene ağacın kesilmesi için bahaneler buluyormuş. Yaşlılar da bu dünyadan göç edeli epey bir zaman olmuş. Ağacın kesilmemesi için artık bir neden kalmamış.

Ağlaya Ağlaya Öldük Anam Bacım

Ağlaya Ağlaya Öldük Anam Bacım Mustafa Çiftçi İletişim Yayınları, Adem’in Kekliği ve Chopin, Bozkırda Altmışaltı, Ah Mercimeğim ve Kalfa Uykusu adlı kitaplarını yayımladığı Mustafa Çiftci’nin yeni kitabı Ağlaya Ağlaya Öldük Anam Bacım’ı okurla buluşturuyor. Kendine has diliyle, her haliyle taşra insanını anlatan Çiftci, okurlarını da yarattığı bu iyimser dünyanın içine çekiyor. Çağdaş edebiyatımızın dikkat çeken isimleri arasında gösterilen Çiftci’den unutulmaz hikâyeler…  Anasına…

Güzel Bir Gün

Güzel Bir Gün Yönetmen: Taha Emre Yılmaz Yapımcı: Yılmazcan Mutlu Çok sınırlı bir bütçeyle çekilen film on üç festivalde kabul görme başarısının yanında birçok yurt dışı organizasyonlarda da gösterime girmişti. Güzel Bir Gün iki dakika kırk bir saniye sürüyordu ve bir kısa filmin taşıyabileceği tüm özelliklere sahipti. Filmin amacı özetle iklim değişikliğine ve yarattığı olumsuz…