GÖNÜLSÜZ İŞ

  GÖNÜLSÜZ İŞ     Gönülsüz yapılan iş Şikeci takımın top çevirmesine benzer Kaleye en uzak yerlerde geçer doksan dakika Çimenler bir an önce “ bitsin bu işkence “ der   Gönülsüz yapılan iş Doping almış bir haltercinin yüreği denli ağır Rüşvet yemiş bir memurun vicdanı kadar rahattır   Meyve vermeyen bir ağacın sulanmasına benzer.…

KÖPRÜ UTANDI

KÖPRÜ UTANDI     Karşı kıyıya götüren bir köprüye çıkıyordu bütün yollar Ortasına varana dek dikenli çalılardan geçti İçgüdüleriyle sanki felaketi sezmişti balıklar En cesurları bile kapattı gözlerini   Bulutlar daha hızlı dönüyordu vapurun pervanesinden Yağmur sadece yüzüne çarpıyordu Ağzını açmış bir canavar gibi çağırıyordu dalgalar İki omzundan iten bir hain eldi rüzgâr   Bir…

SAKIN UNUTMA!

SAKIN UNUTMA!   Bir düşsel serüvenin şansa kalmış molalarında İstemediğin bütün çarpık yüzleri gördün Ağzın bir karış açık öyküleri dinlerken Her çimdiğin yeniden anımsattı gerçeği   Boğazına oturan bir yumruk kadar iri Yüreğine saplanan dost kabzalı bir hançer Etekleri zil çalan düşman sürüsü müydü? Şimdi kimlere kaldı bıraktığın memleket   Hangi yollardan geçtin ol milattan…

AYRILIK ARABASI

AYRILIK ARABASI     Farlardan kopan işaret fişekleri deliyor sisli karanlıkları Böyle ışığı henüz icat etmedi ki hiçbir ayrılık Bütün işyerleri ve sokak lambaları süresiz grevde sanki Yol, çarpışan otolar kadar kalabalık     Motorun uğultusu yürek çarpıntılarını bastıramıyor Belli ki yolcusunu bekliyor boş koltuk Plakasından anlaşılmıyor gideceği mesafe, ama Orta camdaki ilanda çok uzak…

AFRİKALI ÇOCUK

AFRİKALI ÇOCUK Az biraz gerisinde İnsanlıkla yaşıt bir asalak gölgesi Sıska damarlarında Durmak üzere olan bir devinimin Son izleri vardı   İki eli, iki dirseği İki dizi, iki ayağı Ve açlıktan bir davul gibi şişmiş başı yerdeydi Yalnızdı, Ülkesi Geleceğini çalmış sömürgecilerin işgali altındaydı Sesini Haykırabilse bile duyan olmazdı Afrika`nın İliğine dek kemirilmiş bir coğrafyasında…

RÜZGÂRLARA DİKKAT

  RÜZGÂRLARA DİKKAT     Gök kıpırdadığında Gönlünde bir titreme yoksa Sakın kendini! Her önüne gelen rüzgâra bırakma Nereye savuracağı bilinmez bu saatte   Durduğu anda –ki duracaktır güneş doğunca- Belki sevdiklerinden uzakta Belki de Çamurların, dikenlerin içinde bir kuytuda Uyanmak da var   Ruhundaki esintiden farklıysa Rüzgâr Bastığın yeri göstermez sana Ne bir dal…

YANLIŞLARA SON

YANLIŞLARA SON     Barışçıl bir insan diye tanır herkes beni Ama dünkü mahkeme çıkışında Hayatımda ikinci kez silah kullandım (Çavuş Talimgah Taburu’ndaydı ilki)   Harcanmış duyguların intikamını almak için Gez göz arpacıktan nişanladım yanlışlarımı Çoğunu ilk atışta vurdum Ne de kolay hedeflermiş meğerse Bir kısmı hala can çekişmede   Bir kısmı şimdilik paçayı kurtardı…

ÜTOPYA

  ÜTOPYA     Bir parça bulutu yastık yapmak düşlere Uyumak gökyüzünde bir yıldızın altında Uzay familyasından bir demet ak menekşe Gecenin şuh renginden sıyrılıp taşan sevgi   İyi çitlerle ayrılmış kötüler uzaklarda Tek işi bekçilerin kayan aşkı kollamak İlk yakın silah ulaşılmaz bir koyda Rüyada savaş görmek suçların en büyüğü   Sabah olduğunda yeniden…

KOŞU

KOŞU Hızlı adımlarını bekliyor deniz Durma! Koş! Şimdi tam zamanıdır sularla buluşmanın Rüzgâr kanatlarının altında Güneş tam önünü aydınlatacak Gökyüzü senin için açılacak bugün   Koşarken ardından kuru-sıkı yağacak Dudağında aldırmaz bir tebessüm olsun Sahile dek bastığın her mayının ardından Sabırsız bir mavi çiçek tohumu patlayacak   Peşinden havlayacak nafile hatıralar Yüreğinde buruk bir tat kuşkusuz İkircime benzemeyen bir düşünme molası Adımların daha bir hızlanacaklar   Birileri rüzgârına çelme…

GÖLGENİN SIRRI

  GÖLGENİN SIRRI     Yıldızsız geceden kara gölgeyi Önce rüya zannetti Zannetti ki, Altı üstü bir gecelik işkence Gözü güneşin sıcağında açılınca bitecekti   Doğanın uyumunu bozmak mı istemediğinden Gölge hiç kıpırdamadı yerinden Yüreğine pompalanan kanın gürültüsü duyulmasa Bir de ara sıra şavkıyan –herhalde gözleri- olmasa Varlığını anlaması mümkün değildi   Gün ağarana dek…