TÜRKİYEM TÜRKİYEM CENNETİM

Hukukta davalı diye nitelendirilecek bir şahısa karşı bir suç işlendiğinde, daha doğrusu bir suç işlendiğinde ve bu suçun davalısı sayılabilme konumunda olan birileri varsa suçlunun çarptırılacağı cezada davalının ifadesi önemli yer tutar.   Ama eğer davalı konumunda biri yoksa yani içimizden biri gibi bir davalı yoksa ortada, orada “kamu davası” devreye girer. Yani kamu vicdanı!…

SÖYLE BANA GÜZEL AYNA!

Senelerce senelerce evveldi diye başlar çoğu masal, kimi bir kahramanı anlatır gözünü kırpmadan atını düşmanlarının üstüne süren… Kimi bir vuruşta bütün düşmanlarını dize getiren…   Çocuğunu koruma kaygısıyla katılır da katılır masallara, bu yüzden en anonim eserler arasında masalları da sayar filozoflar   Ne var ki  bu kez ne bir kahramanı tanıtacağız  büyüklere masal sürümünden,…

SÜTÇÜ İMAM ÜZERİNDEN IRKÇILIK

31 Ekim 1919 tarihi, Türk ulusal kurtuluş savaşı tarihindeki önemli kilometretaşlarından biridir. Bu tarih Maraş’ta işgal güçlerine karşı sıkılmış bir ilk kurşunun ya da bir ilk başkaldırının tarihidir. Kurşunu sıkan kişi Sütçü İmam’dır…   Bir işgalci askerin Uzunoluk hamamından çıkan üç kadının peçelerini açmaya çalışması üzerine yardıma koşan ilk kişi Çakmakçı Sait’tir. Ne var ki…

PRISON BREAK

PRISON BREAK Michael ya da cezaevindeki mahkumların kendisine taktığı adla Fish (Balık); yapı mühendisi bir dahidir. Bütün amacı suçsuz yere idama mahkum edilmiş ağabeyini kurtarmaktır. Sırf bu nedenle cezaevine girmiş ve onu kaçırabilmek için hummalı bir çalışmaya girişmiştir. Cezaevine girmeden önce vücuduna yaptırdığı devasa dövme ağabeyinin yattığı cezaevinin projesinden başka bir şey değildir. Ne var…

YEREL SEÇİMLERDE NE YAPILABİLİR?

Aşağıda “Sol birlik büyük gereksinim” başlığıyla yer alan satırlar (mavi renkli) bugünkü Birgün gazetesinde yayımlandı. Adı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için CHP ve diğer sosyal demokrat, hatta sosyalist kesimlerde dillendirilen Murat Karayalçın’la yapılan bir röportaja ait. Çoğu söylediklerine ben de katılıyorum ve aday olduğu takdirde yerel seçimlerde ben de oyumu ona vereceğim. Sadece onun adaylığını…

Bir Öykü: İşaret Parmakları

İŞARET PARMAKLARI   Silahı ilk eline aldığında on on iki yaşlarında bir çocuktu. Bir tarlanın içinde boyuna varan otlar arasında, nereye gideceğini bilmeden koşturuyordu. Öyle sinirliydi, öyle koşullanmıştı ki, karşısına kim çıksa vuracaktı.   Birkaç dakika önce evlerinin önünde vurulup ölmüştü babası. Neyin nasıl olduğunu bilecek yaşta değildi henüz. Tek bildiği şey; babasını öldüren kurşunların…

BİR ÖYKÜ: ÇOK ÖZEL BİR BULUŞMA

BİR ÖYKÜ: ÇOK ÖZEL BİR BULUŞMA Haziran ayının son günleriydi. Sıcaklar henüz daha bastırmamıştı… Çiftliğe yerleşeli bir hafta olmasına rağmen günler öyle çabuk geçmişti ki, sanki daha dün gelmiş gibi duyumsuyordu kendini. Eğrice gölünün Sefa tepesine bakan kıyısında, büyük büyükbabasından kalma bir konaktı burası… Yüz sene kadar önce bir Rum aileye ev sahipliği yapıyordu ama…