BAYAN GÜLERYÜZ

BAYAN GÜLERYÜZ beni şiirle hatırla akan kanın kelimelerle gizlendiği karaduygulu şiirlerle toprağından ateşler peyda olan yüreğimdeki fay kırıklarıyla ve bu alevlerle savaş yapan o kırıklara bilincin yeraltından gelen çağlayan suların döküldüğü gözyaşı ve sevi ırmaklarıyla -zaten gerçek sevi ahtan, kederden başka nedir ki- ve bu coşkun keder ırmaklarını saklayan pırıltılı gülümseme maskemle yakıcı bir arzuyla…

SAF DEV ARMON

SAF DEV ARMON Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Develer tellal iken, Pireler berber iken, Ben anamın beşiğinde tıngır mıngır sallanırken… Eski zamanların birinde Kaf Dağı adında bir masal dağı varmış. Bu dağda devler, cüceler, periler, aklınıza gelebilecek her türden masal kahramanı yaşarmış. Anlayacağınız burası onların eviymiş. Neyse sözü fazla uzatmadan gireyim masalaa… İşte bu…

Kitâb-ı Me’kûlât

Kitâb-ı Me’kûlât İletişim Yayınları’nın yeni dizisi Ruhun Gıdası Kitaplar, bir Osmanlı yemek kitabı olan Kitâb-ı Me’kûlât ile zenginleşiyor. Manisa İl Halk Kütüphanesi’ndeki el yazmaları arasında tesadüfen bulunan bu kitap, Osmanlı yemek kültürüne dair yeni detayları keşfetmemizi sağlıyor. Ünlü şef ve yemek kültürü araştırmacısı Musa Dağdeviren’in tarifleri bugüne uygun ölçülere uyarlayarak eklemesiyle içeriği zenginleştirilen Kitâb-ı Me’kûlât,…

Korona ‘nın Gölgesinde

Korona ‘nın Gölgesinde Korona ’nın gölgesinde kutlanacak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Kendilerine armağan edilmiş bu güzel günde milyonlarca çocuk evlerinde söyleyecek şarkılarını. Sadece bu dünya güzeli bayram değil, zalim Nisan’da başka pek çok şeye aynı karanlığın izleri karıştı, karışıyor, karışacak… Bırakın yurtdışı seyahatleri şehirler arası gezileri, işte insanların sokağa bile çıkamadığı günlerde…

karantina suskunluğu

karantina suskunluğu emeğim iki paralıktır benim, alınıp satilmadan pazarlarda üstelik! ölümüm rakamlardan ibaret; sevmek ve sevilmek ayrı serencam, kırık dökük, ağlamaklı… öyle bir uyudum ki uyanamadım. gökyüzünde allı pullu turna değilim artık… salkım saçak tellerimden vuruldum! yorgun, kalabalık ve sahipsiz meydanlarda göçebe gezen beyaz güvercinler kadar sayılmazım aslında… evler neşeli, sevecen hem de hüzünlüdür her…

İslâm Tasavvuf Düşüncesi Işığında Ma’rifetnâme’de Toprak Anlayışı

İslâm Tasavvuf Düşüncesi Işığında Ma’rifetnâme’de Toprak Anlayışı “Maneviyat erleri, toprak gibi olmalıdır. Toprağa kötü şeyler de atılır. Fakat toprak, hep iyi şeylerle karşılık verir.”Cüneydi Bağdadî[1] İslâmiyet çağlar boyu süren gelişim sürecinde, tefekkür alanında birtakım manevî farklılıklara sahne olmuştur. Bu farklılıklar genel anlamda çeşitli tasavvuf anlayışlarının doğmaları ve yayılmaları şeklinde kendini göstermiştir. Tasavvuf düşüncesinin meydana çıkış…

Sahte Para Kuponu

Sahte Para Kuponu İletişim Yayınları, Tolstoy’un ilk kez Türkçeye kazandırılan öykülerini de içeren kitabı Sahte Para Kuponu’nu yayımladı. Ünlü yazarın 1900’lerde yazdığı olgunluk dönemi eserlerini kapsayan bu kitap, iyilik ve kötülük arasındaki bitmeyen savaşa dikkat çeken öykü temalarıyla öne çıkıyor. Ayrıca, kitapta Tolstoy’un torunları için yazdığı bir de masal bulunuyor. Varol Tümer çevirisi, Viktor Şklovski’nin…

“HAZZAN DENİZİ”NİN KARANLIK SULARINDA”

“HAZZAN DENİZİ”NİN KARANLIK SULARINDA (Cansu Aydın’ın bir makalesi) Ülkü Tamer “Şiir İçin Cevaplar” adını verdiği şiirinde şiirin gecenin kardeşi, gündüzün annesi olduğunu söyler (1). Şiir ve gece birbirine çok benzer. İkisi de birer sır perdesidir; aydınlıkları içinde saklar. İkisi de karanlık ve gizemlidir. Karanlık ve gizem… Kimi zaman bir şiiri okumak- okuyabilmek- de binlerce metre…

“Günler ağır günler ölüm haberleriyle geliyor”

“Günler ağır günler ölüm haberleriyle geliyor” Büyük Usta bugünleri görse daha ne kadar etkili anlatabilirdi ki ölümleri? Günler ölüm haberleriyle geliyor! Bu satırlar yazıldığı sırada ölüm sayısı dünya genelinde yüz bini aşmış, sadece Amerika Birleşik Devletleri’ndeki vaka sayısı yarım milyona yaklaşmıştı. Çelik çomak oynar gibi dünyaya hükmeden o koca devlet şimdilerde bir maskeye muhtaç. 200,…

Özlemek Kavuşmanın Yarısı

Üst üste her iki çocuğu da kızamık çıkarmıştı. Önce kızı, sonra da oğlu… Bu tür hastalıklara kardeşlerden birinin yakalanması, diğerinin onun peşi sıra hastalanması olağan vakalardandır. Kızı oğlundan küçüktü. O, ağabeyinden daha hafif atlatmıştı hastalığı… Yediği lezzetli kızamık şekerleri de yanına kâr kalmıştı. Fakat oğlu bir türlü halk arasındaki deyimle kızamık dökemiyordu. Ateşleniyor, ateşiyle kendinden…