Nisan, yine Nisan!

Nisan, yine Nisan! Hatay bundan tam beş yıl önce büyük bir şairini yitirmişti. Ali Yüce’ydi ismi. Çobanlık yapmış, okuma yazmayı köylerinde açılan “Gece Mektebi”nde öğrenmiş, “Hatay Fransızlardan kurtulduğu zaman Türk olduğunu anlamış”, “Şapka giyme kampanyasında şapka alacak yirmi beş kuruşu olmadığı için çerçi kağıdından şapka yapıp giymiş”, ardından Köy Enstitüsü’ne yazılmış, ardından Hatay’ın ilkokullarında yıllarca…

Elim Sende

Elim Sende Likya Kitap tarafından 2017 yılında yayımlanan bu kitap, hani derler ya, bir solukta okunacaklardan. Bitirdiğinizde daha önce niye farkına varmadığınızı sordurabilir size. Sonra da önsözünde Ayhan Bahçeli imzalı şu sözlere mutlak katılırsınız: “Ruhumuzun dinginleşmesi ve iyileşmesine katkı sağlayacak olan ‘ELİM SENDE’ edebiyat dünyasına ve gönül bahçemize hoş geldin” Keyifle okunan türler elbette kişiden…

Utangaç Saka Kuşu

Utangaç Saka Kuşu Şubat geleli henüz bir hafta ya olmuş ya olmamıştı. Fakat kumrular, kuşluk ve öğlen sonrası şarkılarına başlamışlardı, öyleyse bahar yine kapıdaydı. Ne demişler efendim; önce hamsin, sonra bahar! Onuncu kattaki evimin penceresinden kilometrelerce uzaklıktaki ormana baktım. Kış uzun eteklerini toplamış, başka diyarlara doğru yola çıkmıştı bile. Havada ilkyazın müjdecisi bir aydınlık vardı,…

hatıralar düşer

hatıralar düşer   baharda açar yepyeni olan her şey belki. bulutlar yürür üzerimizden, bulutlar denize doğru… bir çift martı kanadı dünya bir beyaz yelken!   gel ey antik şehrin nakkaşı! yokluğunu sorgula parmak uçlarımdan. öyle bir bak ki ellerime, tırnak diplerim kanasın mahcubiyetimden.   unut hepsini bu akşam. ne cehennem ne araf, ne de deprenmesi…

BAYAN GÜLERYÜZ

BAYAN GÜLERYÜZ beni şiirle hatırla akan kanın kelimelerle gizlendiği karaduygulu şiirlerle toprağından ateşler peyda olan yüreğimdeki fay kırıklarıyla ve bu alevlerle savaş yapan o kırıklara bilincin yeraltından gelen çağlayan suların döküldüğü gözyaşı ve sevi ırmaklarıyla -zaten gerçek sevi ahtan, kederden başka nedir ki- ve bu coşkun keder ırmaklarını saklayan pırıltılı gülümseme maskemle yakıcı bir arzuyla…

SAF DEV ARMON

SAF DEV ARMON Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Develer tellal iken, Pireler berber iken, Ben anamın beşiğinde tıngır mıngır sallanırken… Eski zamanların birinde Kaf Dağı adında bir masal dağı varmış. Bu dağda devler, cüceler, periler, aklınıza gelebilecek her türden masal kahramanı yaşarmış. Anlayacağınız burası onların eviymiş. Neyse sözü fazla uzatmadan gireyim masalaa… İşte bu…

Kitâb-ı Me’kûlât

Kitâb-ı Me’kûlât İletişim Yayınları’nın yeni dizisi Ruhun Gıdası Kitaplar, bir Osmanlı yemek kitabı olan Kitâb-ı Me’kûlât ile zenginleşiyor. Manisa İl Halk Kütüphanesi’ndeki el yazmaları arasında tesadüfen bulunan bu kitap, Osmanlı yemek kültürüne dair yeni detayları keşfetmemizi sağlıyor. Ünlü şef ve yemek kültürü araştırmacısı Musa Dağdeviren’in tarifleri bugüne uygun ölçülere uyarlayarak eklemesiyle içeriği zenginleştirilen Kitâb-ı Me’kûlât,…

Korona ‘nın Gölgesinde

Korona ‘nın Gölgesinde Korona ’nın gölgesinde kutlanacak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Kendilerine armağan edilmiş bu güzel günde milyonlarca çocuk evlerinde söyleyecek şarkılarını. Sadece bu dünya güzeli bayram değil, zalim Nisan’da başka pek çok şeye aynı karanlığın izleri karıştı, karışıyor, karışacak… Bırakın yurtdışı seyahatleri şehirler arası gezileri, işte insanların sokağa bile çıkamadığı günlerde…

karantina suskunluğu

karantina suskunluğu emeğim iki paralıktır benim, alınıp satilmadan pazarlarda üstelik! ölümüm rakamlardan ibaret; sevmek ve sevilmek ayrı serencam, kırık dökük, ağlamaklı… öyle bir uyudum ki uyanamadım. gökyüzünde allı pullu turna değilim artık… salkım saçak tellerimden vuruldum! yorgun, kalabalık ve sahipsiz meydanlarda göçebe gezen beyaz güvercinler kadar sayılmazım aslında… evler neşeli, sevecen hem de hüzünlüdür her…

İslâm Tasavvuf Düşüncesi Işığında Ma’rifetnâme’de Toprak Anlayışı

İslâm Tasavvuf Düşüncesi Işığında Ma’rifetnâme’de Toprak Anlayışı “Maneviyat erleri, toprak gibi olmalıdır. Toprağa kötü şeyler de atılır. Fakat toprak, hep iyi şeylerle karşılık verir.”Cüneydi Bağdadî[1] İslâmiyet çağlar boyu süren gelişim sürecinde, tefekkür alanında birtakım manevî farklılıklara sahne olmuştur. Bu farklılıklar genel anlamda çeşitli tasavvuf anlayışlarının doğmaları ve yayılmaları şeklinde kendini göstermiştir. Tasavvuf düşüncesinin meydana çıkış…