WICKER MAN (1973)

WICKER MAN (1973) Bir polis komiseri yeni tayin olduğu bir kasabaya gittiğinde kayıp bir kız cocuğu ile ilgili bir imzasiz bir mektup alır. Rona isimli kız cocugu kasabanın hemen açıklarında bir adada kaybolduğu yazılıdır mektupta. Komiser Ahmet ilk fırsatta tek basına adaya gider ve kızı aramaya baslar. Adaya ayak bastığı ilk andan itibaren o adanın…

TEKNE DERGİSİ – NİSAN MAYIS HAZİRAN 2007 – SAYI 12

SAYI: 12 GÖLGE/DE KAHRAMAN Göğün yüzünün bulutları, bir laciverdin imbiğinden katre katre geçip iniyordu yosunlu kaldırım taşlarına. Uğurlarken bir akşamüzerini, karşılamak üzere bir başka bulutlu sabahın içinde, şehrin ışıkları doğacaktı karanlığına yüreklerin, telaşesine insanların, acelesine hayatın, yabancılığına insanın insana. Hem yıldızlar sıkı sıkıya sarıp sarmalamıştılar göğün dışa vurmuş olduklarını, içine sığdıramayıp taşırdıklarını. Şimdi ıhlamurlar bütün…

YARIM UÇAR SERÇELER

YARIM UÇAR SERÇELER     En uzak iklimlerden getirdiğin güneşi Hiç fikrimi sormadan göklerime serpersen Derin yaz günlerinde yalnız kalır geceler Sevinemem o ateşin sıcaklığına   Renksiz uzaylara düşen yağmur tanelerini Bahçemdeki yemyeşil yapraklara dökersen Islak çimenlerde susuz ölür çiçeğim Zehirlenen toprağı görmek bile istemem   Dişimle tırnağımla yarattığım umudu İki kere aynı yerden bölersen…

ZAMANA KARŞI YARIŞ

ZAMANA KARŞI YARIŞ Sonucu belli bir koşuya katılmak zorundaysan Kendine saygın için yarışmalısın Boşunalık bir kez bulaşırsa yakana Ardından pişmanlıklar filizlenmeye başlar En kısa mesafede çekilirse kolundan Doğruyu göstermez zaman ölçerler Kimi zaman en kırılmaz rekorlar Doping almış oyunculardan çıkar Ayaklar konuşurken hesap kitap yapılmaz Karar değiştirmek için vakit geç olabilir Zamana karşı koşulan yarışlarda,…

BERTA’NIN HESAP SORAN GÖZLERİ

BERTA’NIN HESAP SORAN GÖZLERİ   Bir kâbusu paylaşmak için izlediğim ajanslar Aynı anda sözleşmiş gibi benden habersiz Sadece gözlerini manşet yapmıştı Gözlerimin ta içine bakıyorlardı   Boşalan kanın titretiyordu son canlı ışıkları Üzerindeki ceset örten gazeteyi rüzgar, Ölüm yüklenip gelmiş kırmızı kamyonetin Paramparça ettiği gövdeni gösteriyordu   Akşama düşündüğün yemeğin önemi kalmadı Dün karnını tekmeleyen…

ÇOK YAŞA FİLİSTİN!

Evleri, Siyonizm’e yakın diye katledilen Arapların Küçük general olmak zorunda bırakılan misketlik çocukların Tanka karşı sapanların ülkesi… Gözlerin görmediği, Kulakların duymadığı, Dünyanın en yoksul coğrafyasının En övülesi kahramanlıkların, en acı ihanetlerin En yalın gözyaşlarının vatanı… Dozerlerin insanları ezdiği Cinayetlerin televizyon kameralarından gizlenmediği İşkencenin yasalara girdiği Göklerinden roketlerin ve suikastların eksilmediği Tel örgülerin, Duvar diplerinin, Hendeklerin…

YİTİK KELİME

  YİTİK KELİME     Kalemin kâğıda değerken çıkardığı sesi Senden başkası duymaz Heceleri doğru dizmişsen eğer Son noktayı koyduğunda başlar fırtına   Saklambaç oynuyorsa bir şakacı kelime Yıldızların gürültüsünden uyuyamaz dizeler Düşler kaçar bir boşluğun önünden Kaybolmuş bir cenneti görene dek gülmezler   Bozkırı tutuşturan bir kıvılcım misali  Yitik kelime bulununca yükselir Sevgiliye kavuşmuş…

BİR GELECEK YAKLAŞIYOR

BİR GELECEK YAKLAŞIYOR     Bulaşıcı bir hüzün sarmışsa dört bir koldan İzin verme, kalp boyunu aşmasın hiçbir hastalık Bir karanlık didinirse boğmak için güneşi                                                gözlerindeki Bütün ışıkları yak parmağının yettiği     Çok mu ırak geliyor bir mevsimlik ayrılık Tükettiğin zamana say sevgisiz geçen Bu kadar zor mu beklemek diyorsan                                                    umarsız…

YALNIZKEN

YALNIZKEN     Bir bando takımının çıkardığı sesten Çok daha fazladır yalnızken duyduğun sesler Bir açık oturumdaki envai çeşit görüşten Çok daha aykırıdır yalnızken aklına gelenler…   Hem çok daha objektif, Hem çok daha subjektiftirler. Hiçbir anketin asla bulamayacağı soruları Hiçbir yargıcın asla göremeyeceği gerçekleri Sadece yapayalnız kalmışken bulabilirsin   Hiçbir cellâdın işkencesi işkence sayılmaz…

MUTLULUK

  MUTLULUK     Hiç uyanmak istemediğin bir güne Başlamanı emrediyorsa çalar saatin Mutluluk Bir serçe korosunun günaydın konseridir damlarda   Güneş bunaltırken kelebekleri ağustos sıcağında Dalları yere sarkmış bir söğüdün gölgesine uzanmak Başının üzerinde çoğalırken gam bulutları Bir minicik mavi boşluğun zaferini ummaktır   Yolunu şaşırmışsan adressiz patikalarda Yıldızların karşılıksız yardımıdır gece yarısı Kapamışsa…